FaRkLaR KILAVUZU/"SÖZLÜĞÜ"
TASAVVUF, KELÂM ve İSLÂM'DA
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER !!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER !!! )
|
|
|
|
EDEB YÂ HÛ! - KELÂM ile/ve TASAVVUF( * Kelâm; Söz, taayyün, âyan olmak, meydana çıkmak. * İslâm'ın metafiziğidir. İLE/VE Tasavvuf; * Kur'an'da "tezkiye", hadislerde "ihsân". * Hz. Muhammed'in hayatında "zühd" olarak yaşanılan hâlin teknik ve nazarî bilgisi. * Sulh ile ele geçmek. * Sekiz hâl. - Cömertlik, - Rıza, - Sabır, - İşaret, - Gurbet, - Saf(yün libas), - Seyahat, -Fakr hali. * Üç ana nokta: - İlâhî emir ve yasaklara teslimiyet, - Allah ve Resûl'ünün ahlâkıyla ahlâklanmak. - Mâsivâdan yani Allah'dan gayrı herşeyden kalbî alâkayı kesmek. * Tasavvuf yoluna varmak için üç tabaka gerekir: - Tecviğ, - Tefekkür, - Tahayyür. * Evveli ve ortası ameldir. Sonu ise mevhibedir. Devamı... - ANLAYANA ile/ve MERAKLILARINA! - UZAKDOĞU TERİMLERİ/SÖZLÜĞÜ ile/ve TASAVVUF TERİMLERİ/SÖZLÜĞÜ - TASAVVUF ile/ve LEDÜN - TASAVVUF ile/ve HAKİKAT ( Hakikatlerin deneyimlenmiş bilgisi. İLE/VE ... ) - TASAVVUF ile/ve/değil GNOSTİK ÖĞRETİLER - TASAVVUF ve İNSAN ( Kim ahlâkını temizlerse, o insandır. ) ( Akılla her şey bilinir de insan bilinmez. ) ( İnsanın varlığını, mahiyetini tarif edebilecek hiçbir örnek yoktur. ) ( ... ve AHSEN-İ TAKVÎM: En güzel nizâm, tertip, şekil ve sûret. ) ( PHILON ) - TASAVVUF ile/ve TARİKAT ( Şuurla ilgilidir. İLE/VE Temrinlerle, alıştırmalarla ilgilidir. ) ( Tantra. İLE/VE Yoga. ) - TASAVVUF ile/ve İŞRAK -@@ TASAVVUF ve TEVHİD/BİREŞİM @( ... VE Simge. ) ( Tasavvufun özü, gerçek tevhidi bulmaktır. ) ( Ne yersen doyarsın ama, bu manevî âlemin zevkine doyulmaz. ) ( Asıl tevhid, bu kesretten sonraki tevhiddir. ) ( Tasavvuf da, ilim olarak parça parçadır. İlimden sonraki Tevhid İlmi, Kemâlâttır. ) - TASAVVUF ve ANADOLU BİLGELİĞİ - TASAVVUF GELENEĞİ ile/ve HERMETİK GELENEK - TASAVVUF ve ŞİİRSEL FELSEFE - TASAVVUF ve AHLÂK ( Tasavvufun ilk basamağı ahlâktır. ) ( Kim ahlâkını temizlerse, o insandır. ) ( İnsan varlığının tüm değeri ahlâkındadır. ) - TASAVVUF ve SAFLAŞMAK ( Saflaşmadıkça, insanda zevk ve safâ tecellî etmez. ) - TASAVVUF ve SAYGI/HÜRMET ( TASAVVUF: Aşk ve muhabbetle çerçevesi çizilen, insanı saygıya sevk eden ilim. ) - TASAVVUF ve HOŞGÖRÜ - TASAVVUF ile/ve SANAT - NAZARÎ TASAVVUF ile/ve AMELÎ TASAVVUF - DİNÎ TERBİYE ile/ve TASAVVUFÎ TERBİYE - TASNİF'UL ULÛM: KELÂM ve FIKIH ve/> TASAVVUF ( "Tasnif'ul Ulûum" kitabında Tasavvuf: "İmanın meyvesi ve İslâm'ın neticesi."/"Hüve semeretül iman ve neticetü'l-İslâm" - FIKIH ve/> TASAVVUF - AKILSAL TASAVVUF ile/ve RUHSAL TASAVVUF - TASAVVUF TERMİNOLOJİSİ ile/ve TASAVVUF TERBİYESİ - İSLÂM TASAVVUFU ile/ve KABBALAH(YAHUDİ TASAVVUFU) ile/ve GNOSTİZM(HRİSTİYAN TASAVVUFU) - ARAP TASAVVUFU ile/ve İRAN TASAVVUFU ile/ve ANADOLU TASAVVUFU ( Bilimsel/İlmî. İLE/VE Sanatsal. İLE/VE Eylemsel. ) - ZEN ile/ve TASAVVUF - UZAKDOĞU KÜLTÜRÜ ile/ve TASAVVUF - TASAVVUF MANZÛMESİ ve MESNEVÎ-İ ŞERİF ve SU KASÎDESİ - MESNEVÎ değil MESNEVÎ-İ MANEVÎ - YAZIT - DÜNYA DİNLERİ - MESNEVÎ ile/ve RUBÂÎ ( İkili. İLE/VE Dörtlü. ) - TEOLOJİ ile/ve TELEOLOJİ ( Tanrı Bilim. İLE Amaç/Gaye Bilim. ) - TEOLOJİ ile/ve KOZMOLOJİ - ALLAH, ÇALÂP ile/ve ALLAAAAAAAAHHH ( Fark mahreçte(çıkış yeri). Yani Satır ile Sadır(göğüs)'dan söyleme. Bir sözün ağızın ucundan çıkması, herhangi birşey ya da çok da önemli olmadığı yaklaşımıyla seslendirme. İLE İçten, derinden, yoğun, hissederek, yaşayarak düşünmek, duymak ve seslendirmek. ) ( Bir adım senden, benliğinden çık, ikinci adım Allah. ) ( Allah insanın ufkunda değil, derunundadır. ) ( Görünecek olsa, ona bile tuzak kurarlar, kurdukları tuzağa da kendileri düşerler. ) ( Üzerine konuşulamayan (sözlerin yetmediği) hikmet. ) - AKLÎ İLÂHİYAT ile/ve SEM'Î İLÂHİYAT - NAZARGÂH-I İLÂHÎ ile/ve AYİNE-İ İLÂHÎ - ALLAH ZİKRİ ile/ve YA ALLAH ZİKRİ ( Allah, aşk ile bulunur. ) ( Bazıları Allah'ı aramaya Hicaz'a giderler. Aklı yetenler, Allah'ı aramak için bir adım atarlarsa kâfir olurlar. ) - ALLAH'IN: ZÂT'I ile/ve SIFATLARI ( Allah'ın zâtı insanda, sıfatı âlemde. ) - ALLAH ve GÖNÜL ( Gözünü açan eşyayı, gönlünü açan Allah'ı görür. ) - KÂBETULLAH: GÖNÜL -@ İFTARA YAKINKEN ile/ve SON RÜKÛ VE SECDE ile/ve İHRAM ( Allah'a en yakın olunan anlar/zamanlar. ) - (TOPLU) ALLAH ZİKRİ ile/ve ARI VIZILTISI - LÂ İLÂHE İLLALLÂH ile/ve HÛ - LAFZATULLAH ile ALLAH'IN KELÂMI - ALLAH'IN LAFZI değil ALLAH'IN KELÂMI - LÂ İLÂHE İLLALLÂH ile/ve MUHAMMEDÜN RESULLULLÂH ( Hz. Muhammed'in virdi. İLE Hz. ALLAH'ın virdi. [Kalp] ) - SÜBHANALLAH - ELHAMDÜLİLLAH - ALLAH-U EKBER ( YOKUŞ ÇIKAR VE İNERKEN ) ( PEYGAMBER ÖTEKİ YÖNDE ) - ELHAMDÜLİLLAH: DUA ile/ve ZİKR (OLARAK) - SALÂVAT: DUA BAŞINDA ile/ve DUA SONUNDA ( Allah'a niyazın yükselmesi için, duanın kabulü için. İLE/VE Hz. Muhammed'in dualarına ilhak olması ve duanın tashihi için. ) - 99 ESMÂ ile/ve/değil SONSUZ ESMÂ - ALLÂH'IN VARLIĞI ile/değil ALLÂH'IN BİRLİĞİ - VARLIK BİLGİSİ ile/ve/= ALLAH'IN BİLGİSİ - OLUMSUZLAMA ve/> BELİRLEME ( LÂ İLÂHE İLLALLAH ) - CENÂB-I HAKK ile ALLÂH-Ü TEÂLÂ (olarak tanımlamak) - İZSİZ, SÖZSÜZ, SESSİZ, SENSİZ, BENSİZ ( Bir insanın benliği ne kadar azsa muvaffakiyeti de o kadar çoktur. ) - Hakikat ile/ve hakikat - İLÂH ile/ve/değil ALLAH ( Bütünlük içindeki bir parçaya bağlanmak. İLE/VE/DEĞİL Bütünlüğe bağlı. ) - TİBET ve TEBES (MISIR) - HZ. MUHAMMED ile/ve HAKİKAT-İ MUHAMMEDİYE - HAKİKAT-İ KÂBE ve HAKİKAT-İ KIBLE - AN-I DAİM ile/ve HAKİKAT - ALLÂH İLE ile/ve ALLÂH İÇİN ile/ve ALLÂH'TAN - HAKK BİLMEK ile/ve HAKK'TAN BİLMEK ( Vahdet-i Hakk'ı bilenin, dili lâldir, aklı mat. ) - RIZÂ ile/ve HAKK ( Evrensel/ortak yasa. İLE/VE ... ) ( Amaç bir rızâ! Allah'ı râzı edeceksin. Ondan sonra bak ki, o rızanın altında ne ilimler var. ) - HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK - UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK ( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! ) ( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. ) - HAKK'A RAZI OLMAK ile/ve HAKKINA RAZI OLMAK ( İltifatına aldanma, hakaretine yerinme! ) ( Allah'a en yakın olduğun an, en küçük göründüğün andır. ) - DAİM ile/ve KAİM - MECMA-ÜL ESMÂ ile HÛ - ÂYÂN-I SÂBİTE ile İLÂHİ İSİMLER - ÂYÂN-I SÂBİTE ile ARKETİP - HÜVE ile HÜVE ( O. İLE ...dır. ) - O ile o - HAY ile/ve HAY ( Nefes alan ve veren hep HAY. ) - RABB-İ HAS ile RABB-ÜL ÂLEMÜN - İLÂH ile/değil ALLAH - ALLÂH ile/ve HIZIR ( Hıdır ile Arapça'da "yeşil" anlamına gelen "ahdar" sözcüğü aynı köktendir. Hıdır, Allah'ta fâni olmuş bir insanın gözüdür. ) - ALLÂH ile/ve ÂLEM - ÂLEM ile/ve/değil TANRIDAN GAYRI/MASİVA -@ "ALLAH'I BİLMEZ" ile/ve/değil "KENDİNİ BİLMEZ" - MASİVA ile/ve MÂLÂYÂNÎ - MÂLÂYÂNÎ ile/ve GIYBET - MÂLÂYÂNÎ ile/ve "KELLİM KELLİM LÂ YENFÂ'" -@ MÂLÂYÂNÎ ile/ve ABES - FÂTIR ile/ve HÂLİK - BİDÂYET ile/ve NİHÂYET - BİDÂYET ve SONRASI ( Kelime-i Tevhid ile. VE Fatiha-i Şerîfe ile. ) - MUTLAK ile İLÂHİ ( MUTLAK(< TALÂK): Herhangi bir şeye ilişik olmayan. ) - MUTLAK ile/ve ŞEHÂDET - YAPAN ile YAPTIRAN - TEVÂCÜD ile/sonra VECD - VECD ile/ve CEZBE ile/ve İSTİĞRAK - HİKMET ve VECD ve İSTİĞRAK ( Tasavvufun başı kalbî sezgi, sonu herşeyi kaplayan ilâhi irfan ve sevgidir. ) - VECD ile/ve VÜCÛD ( 12. İLE/ve Sevilenin sevene ikramı. / Bulmak. Zatın kendisini kendisinde bulması. ) ( Zatın sıfatları açısından kendisini kendisinde bulması. ) - CÛD ile/ve/> VÜCÛD ile/ve/> MEVCÛD ile/ve/> VİCDAN - VÜCÛD ile/ve VİCDAN ( Bulunuş. İLE/VE Buluş. ) - MİM ile/ve VÜCÛD ( Vücûd mim'le bilinir ve MEVCÛD olur. ) - SEMÂ ile/ve SEMAH ( Mevlevî'likte. İLE/VE Alevî ve Bektâşî'likte. ) ( SEMÂ ÂDÂBI ) - ÂYİNLERİN SAĞLADIKLARI: AŞIK'IN AŞKINI ARTIRMAK ile/ve GAFİL'İN GAFLETİNİ KALDIRMAK ile/ve AŞIK'IN AŞKINI ARTIRMAK - HAMD ile/ve ŞÜKÜR ile/ve MEDİH ( Genel. İLE/VE Özel. İLE/VE ... ) -@ HAMD ile/ve ŞÜKÜR ile/ve ŞÜKÜR - TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR -@ DOM ile/ve SPQR ( DEO OPTIMO MAXIMO ile/ve SENATUS POPULUS QUE ROMANUS ) ( Mezartaşlarında ve kiliselerde görülen bu harfler "Herşeyin en iyisi ve en fazlası Tanrı'ya" anlamına kullanılmıştır. İLE/VE Roma'da pekçok binada ve kamu alanında görülen bu harfler/simge "Aziz Roma ve Halkı için!" anlamına kullanılmıştır. ) ( Allah'a. İLE/VE İnsan'a. ) -@@ SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK) ( Bulmak için değil, kaybetmek için arıyoruz. ) @( Her mazharata bir mazeret bulunur. ) - ÖNCE CÂN, SONRA CÂNAN ile/ve ÖNCE CÂNAN, SONRA CÂN ( "Canım var!" diyen ölüdür. ) ( Canından vazgeçen ölüler için ölüm var mı? ) ( ÂŞIK OLDUR KİM KILÂR CANIN FEDÂ CÂNÂNINA MEYL-İ CÂNÂN ETMESİN HER KİM Kİ KIYMAZ CÂNINÂ CÂNI KİM CÂNÂNI İÇİN SEVE CÂNÂNIN SEVER CÂNI İÇİN KİM Kİ CÂNÂNIN SEVER CÂNIN SEVER ) - ŞEHİK ve ZEFİR ( Soluk Alma. VE Soluk Verme. ) - İLÂHİYAT-I MAHZ ile/ve İLÂHİYAT-I AKLÎ - İLÂHİYAT(TEOLOJİ) ile/ve METAFİZİK - İLÂHİ ÂLEMLER * AHÂDİYET ÂLEMİ(/GAYB-ÜL GUYUB ÂLEMİ/BAHR-I AMÂ ÂLEMİ) * ULÛHİYET ÂLEMİ * RÜBÛBİYET ÂLEMİ * HAKKİYET ÂLEMİ(KENZ-İ MAHFÎ ÂLEMİ/ŞEY'İYYET-İ SÜBUT) - BEŞ HAZRET ile/ve ÖNCESİ/SONRASI ( * LÂHUT ÂLEMİ * CEBERRUT ÂLEMİ * MELEKUT ÂLEMİ * MİSAL ÂLEMİ * NÂSUT ÂLEMİ ) - KUTBİYET ile/ve UHUDİYET - ZUHURUNUN ŞİDDETİNDEN ALGILANAMAMA - İLÂLLÂH ile/ve ALÂLLÂH ile/ve BİLLÂH ile/ve HÂNİLLÂH ile/ve FİLLÂH ile/ve MAÂLLAH ile/ve LİLLÂH ( Allah'a. İLE/VE Allah üzerine. İLE/VE Allah ile. İLE/VE Allah'tan. İLE/VE Allah'ta. İLE/VE Allah'la. İLE/VE Allah için. ) - TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ - HAK ile HAKK ( Adâlet. İLE Allâh. ) - HAKK ve SABIR - HAK ile/ve YERİNDE HAK - HAK ile/ve RIZA - HAK ile/ve HAKİKAT - HAKİKAT ile/ve KEMÂLÂT ( İzi yoktur ki izinden biline, Dahi tozmaz ki tozundan biline, Sen anı sanma sözünden biline, Hakikat ehlinin olmaz nişanı. ) ( GÜZELLİK/KEMÂL: * TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU) * AKIL * AHLÂK * ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK ) ( Kemâlâtın en büyüğü, insanın kendisini herkesten küçük görmesidir. ) ( Hakikat tüm âleme değil ancak ehline gösterilir. ) ( Hakikat karşılığında ne para alınır, ne de bir şey. ) ( Kelâmı, hakikati zamanından önce kulağımıza çalsalar, zeytinyağıyla şişirilen ve çürüyen incire benzeriz. ) - HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET - HAKİKAT'İ ZİKR ETMEK ile/ve HAKİKAT'İN ŞÜKRÜ - TEELLÜH ve KEMÂL - 1. KEMÂL ile/ve 2. KEMÂL - KEMÂL ile BEKÂ - MÜKEMMEL ile/ve MÜKEMMİL - MÜKEMMELLİK/KEMÂL ile/ve ÖLÜM ( Ölmeden önce ölün! - MÛTÛ KABLE EN TE-MÛT ) ( Ölüm, ölüler için, diriler için ölüm yok. ) - ÖLÜM ile/ve YAKÎN - ÖLMEK ile/ve KURTULUŞ KAPISININ KAPANMASI - ÖLÜM ile/ve MATEM ( Ölüm sonrasında kendini paralamak, aşırı tepkiler göstermek, çok uzun süre matem tutmak uygun/yerinde değildir. ) ( ... ile/ve YUĞ/DOHIYA ) - SİN[Türkçe]/KABİR/KABR[Ar.], MEZAR/GÛR[Fars.] ile TÜRBE/TOMB ( [kökeni/etimolojisi] MEZAR(< ZİYARET[Ar.]): Anadolu Türkçesi'ne anlam değiştirerek, ölünün gömüldüğü yer olarak geçmiştir. İLE Topraklanmış, toprak örtülmüş. ) -@ MEZARLIK ile/ve/değil HAZÎRE ( ... İLE/VE/DEĞİL Devlet erkânının ve/veya âlimlerin/hocaların ve yakınlarının sınırlı sayıda bulunduğu özel mezarlık. [Mekânların/ın etrafında bulunur] ) -@ İNTİHAR değil İRTİHAL -@@ RAHMAN(İYET) ile/ve RAHİM(İYET) ( Yatay. Genişlemesine. İLE/VE Dikey. Derinlemesine. ) - DOĞA ile/ve/=/değil RAHMET/RAHMAN - KÖKEN TANRI ile MİMAR TANRI ile YARATICI TANRI - KİŞİ TANRI ile KAVRAM TANRI - FÂİL TANRI ile ÂMİL TANRI - AŞKIN TANRI ile İÇKİN TANRI ile TEVHİD TANRI ( Semitik dinlerde, önce "Aşkın Tanrı" kavramıyla soyutlamaya gidilerek paganlık aşılmak istenmiş (Musevilik); sonra "İçkin Tanrı" kavramıyla "Tanrı Kutu" insana indirgenmiş (Hristiyanlık); sonra her iki kavramın birleşmesine gidilerek "Tevhid Tanrı" kavramı oluşmuştur (Müslümanlık). ) - MİTİK TANRI İNANCI ile/ve PSİKOLOJİK TANRI İNANCI ile/ve TEOLOJİK TANRI İNANCI ( Halkın. İLE/VE "Aydın"ların. İLE/VE Teslim olanların. ) - TANRI'NIN BİLİNMESİ ile/değil TANRI'NIN KENDİNİ BİLDİRMESİ - TANRI ile/ve KÜLTÜR - TANRI: Akad dilinde: "İlu" Kenan dilinde: "İl" İbrani'de: "El"(Elohim) Arami dilinde: "El" ve "Elah" Güney Araplar'da: "İl" ve "İlah" Süryaniler'de: "Aloho" ya da "Aloha" Babil'in tanrısı: "Ba'al" ( Tanrı kavramını anlatan sözcük, hemen hemen tüm Sami dillerinde aynıdır. ) - TEİZM ile DEİZM ( Tanrı, kendisini, insana, yine, Tanrı'nın insana bağışlamış olduğu Vahiy ile bildirir. İLE İnsan, Tanrı'yı, kendi insan Akıl'ını kullanarak bulur. ) ( THEISM with DÉISM ) - PİETİZM: Dini kuralları tutarlı ve sıkı yaşamak. - HAK ile HÂK ( Adalet. İLE Toprak. ) - DEVRE-İ FERŞİYE ile DEVRE-İ ARŞİYE ( Topraktan toprağa. İLE Manâdan manâya. ) - DEVR: DENGE SİLSİLESİ - SEYYIAT-I SUBÛD ile SEYYIAT-I VÜCÛD - HALK ile/ve HAKK ( Hakk'ın sıfatları. Hakk'ın perdesi. İLE Allah. ) - RESÛL ile NEBÎ ( İtikatta değil ama amelde ve hükümler bakımından yeni bir tebliğ, emirler zinciri sunan peygamber. İLE Daha önceki bir peygamberin tebliğini aynen yineleyen, tekrarlayan peygamber. | Kitap getirmemiş peygamber. ) - PEYGAMBER ve ÜMMET - ÜMMÎ ile/ve/değil ÜMMÎ ( Cahil. İLE/VE/DEĞİL Anne. ) - RUBÛBİYET: Terbiye eden, düzenleyen, geliştiren. - DEBORA: Bir bayan peygamber. - HALAKA ile/ve İBDÂ' - YARATMAK ile HALK ETMEK ( Yoktan var etmek. İLE Vardan var etmek. ) - YOKLUKTAN YARATMAK ile/ve YOK İKEN YARATMAK - HÜSN-Ü MUTLAK/HAYR-I MAHZ/BAHR-I AMÂ - ŞEMS-İ MUTLAK ile/ve ŞEMS-İ MUKAYYET - DİN'İN KORUDUKLARI: ( * CAN * AKIL * NESİL * MAL * DİN ) ( Giderdim gönülden kini, Kini olanın olmaz dini! ) - DİN ile/ve/> DÖNÜŞÜM -@ DİNİ: ANLADIKTAN SONRA YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ANLAMAK - SEYR/SEFER 1) SEYR İLELLAH(ALLAH'A DOĞRU SEYR) 2) SEYR FİLLAH(ALLAH'DA SEYR) 3) SEYR MAALLAH(ALLAH İLE SEYR) - BEŞ(5) DUYU ile BEŞ(5) SIR - SIRLAR'DA: KİŞİYE VERİLEN SIR ile/ve AÇILDIKÇA ÇOĞALAN SIR ile/ve SAKLANDIKÇA ÇOĞALAN SIR - ZİKİR ile/ve HECÎR ( Allah'ın hatırlanması ve anılması. İLE Salikin sık sık andığı ve dilinden eksik etmediği zikir. ) ( KUHUD ZİKRİ: Fiziksel etkinliği en fazla olan zikir. ) - ZİKİR ile/ve TESBİH - ZİKİR ile/ve TASDİK - ZİKİR ile/ve ŞEVK - ZİKİR ile/ve ZİKR-İ HABÎB - ZİKR ETMEK ile/ve YÂD ETMEK - FİKİR ile/ve ZİKİR ( Felsefe. İLE/VE Tasavvuf. ) -@ FİKİR ve ZİKİR ve ŞÜKÜR - ZİKİR'DE: LÂFZÎ ile/ve KALBÎ - DİLLE ZİKİR ile/ve KALPLE(SESSİZ) ZİKİR ( Zikr-i celî, Zikr-i cehrî, Zikr-i alâniye, Zikr-i lisâni. İLE Zikr-i hâfî, Zikr-i kalbi. ) - VİRD ile/ve ZİKİR - TEKRAR ile/ve PEKİŞTİRME - TEKRAR ile/ve DARB - DARB ile/ve PEKİŞTİRME - DARB ile/ve MUTTASIL ( İki harfi birbirine katmak. İLE/VE ... ) - EL DUASI ile/ve DİL DUASI ( El duası olmadan, dil duası olmaz! ) ( İSTİD'Â'[Ar. < DUA]: Yalvararak isteme. | Dilekçe. ) - BEDDUA ile/yerine DUA ( Beddua edenlerin sözü dinlenmez. ) - ÂMİN ile/ve ALLAH ALLAH ( Dua sonrası zikredilen. İLE/VE Alevî ve Bektâşî'likte dua sonrası zikredilen. ) - DUA EDİLMEZ: ( * ZORUNLU OLANLAR İÇİN... * OLMAMASI ZORUNLU OLANLAR İÇİN ) - DUA ETMEK ile/ve BOYNUNU BÜKMEK - DAI ile/ve TAI ( Dua eden. İLE/VE Tanrı'yı inkâr eden. ) - TAHSİL ve MEŞK ( Bu ilim tahsil olunmakla, tahsil edilir. ) ( Zâhiri tahsil insanı övünce götürür. Övünç de gurura düşürür. ) ( Asıl tahsil, düşmekten kurtulmaktır. ) ( İnsan öyle bir şey tahsil etmeli ki, onu tebdîle kimsenin gücü yetmesin. ) - ELDE ETMEK ile/ve/değil TAHSİL ETMEK - KEMÂL'İ TAHSİL ve GÜZEL'İ MÜŞÂHEDE ( Kemâlât, geçtiğimiz yolu unutmayıp, oraya insanları götürmek için geri gelmektir. ) -@@ KEMÂLÂT ve SÜKÛT ( Kemâlâtın sonu sükûttur. ) ( KEMÂL: YEKSAN-REKSAN ) @( Cemal görmek, kemal bulmak. ) @( Belirli bir seviyeye (olgunluğa/kemale) ulaşmadan dönüşüm gerçekleşemez fakat dönüştürücü öğe/ler içeridedir. ) -@ ŞEFKAT ve/> KEMÂL @( Şefkatiniz tüm âlemi kaplamadıkça kemâle eremezsiniz. ) - EL ile/ve DİL ile/ve KALP - KALP ve KABUL ( Kalp/b, kabul edendir. ) ( Herşeyi terk edip, bomboş, gidenleri kabul. ) - 33 ile/ve 33 ile/ve 33 ( Sübhanallâh.(Değildir, değildir) İLE/VE Elhamdüllillâh. İLE/VE Allâh-u Ekber. ) ( Omurilik. İLE/VE Diş ve Dil. İLE/VE Beyin merkezleri. ) ( Parasempatik. İLE/VE Sempatik. İLE/VE Yönetici. ) - AKIL TATMİNİ ile/ve/değil/yerine KALP TATMİNİ - KULAK ile/ve KALP KULAĞI/KULAKCIK - 7 NEFS MERTEBESİ ve 5 HAZRET - 7 TÜR ZİKİR * ZİKR-İ LİSAN(Dille yapılan zikir) * ZİKR-İ NEFS(Kulakla işitilmeyen, iç hareket ve duygudan oluşan zikir) * ZİKR-İ KALB(Kalbin iç girintilerinde Allah'ın cemâl ve celâlinin müşahede edildiği zikir) * ZİKR-İ RUH(Tefekkür durumundaki mutasavvıfın sıfatların nurunu kavradığı zikir) * ZİKR-İ SIR(İlâhi sırların açıklandığı, kalbin en derinindeki zikir) * ZİKR-İ HÂFÎ(Ahadiyetin güzelliğinin nurunu görmeyi amaçlayan gizli zikir) * ZİKR-İ AHFÂÜ'L-HÂFÎ(Mutlak Hakikatin Gerçekliği'nin görüldüğü çok gizli zikir) - NAKŞBENDİ'DE 5 LETAİF'İN ZİKRİ * ZİKR-İ KALBÎ * ZİKR-İ RUHÎ * ZİKR-İ SIRRÎ * ZİKR-İ HAFÂVÎ * ZİKR-İ AHFÂVÎ * ZİKR-İ NEFSÎ, NEFS-İ KADDESE(KUTLU NEFS) * ZİKR-İ SULTANÎ - ZİKR-İ HÂS ile/ve ZİKR-İ ZÂT - İBARATLAR ile/ve İŞARATLAR ile/ve LETAİF/LER ile/ve HAKAİK/LER ile/ve MESEL/LER - VUKÛF-İ ADEDÎ ile/ve VUKÛF-İ KALBÎ ile/ve VUKÛF-İ ZEMANÎ - 1 RAKAMI ile TEK SAYILAR ( Tasavvufta 1 rakamı adetten sayılmaz ve tek sayılar 3'ten başlatılır. ) - 7'LER('İ) - DERS ile/ve DERS-İ AAM - DERS ile/ve MÜTÂLAA ( Camide. İLE/VE Medresede. ) - SOHBET ile/ve DERS ( Bilincin bilenmesi. İLE/VE ... ) ( Sohbet için göz, kulak, dil ve akıl birliği olması gerekir -olmazsa olmazıdır- fakat kalbe ulaşmazsa birlik olmaz. ) - SOHBET ile/ve VAAZ - SOHBET ve COŞKU - SOHBET ve YOLDAŞ/LIK - KIRK LOKMA ile/ve/ya da KIRIK LOKMA - SOHBET ile/ve NAMAZ ( Namazın kazâsı olur da sohbetin kazâsı olmaz! ) ( NAMAZ: ZİKRULLAH-I EKBER ) - SOHBET ve HUKUK - MALUMAT NAKLİ ile/ve SOHBET ( ... İLE/VE Kalplerin buluşması. ) - SOHBETTEN SOHBETE NAKİL ile YAZILMIŞ/KİTABA GİRMİŞ - NEFSÂNÎ SOHBET ile RAHMÂNÎ SOHBET - MANEVİ SOHBET ile/ve DÜNYEVÎ SOHBET ile/ve LÂTÎFE(MİZAH) -@ MADDİ HAZ ile/ve MANEVİ HAZ ( Zamana bağlı olarak. İLE/VE AN'da. ) - SOHBET ve ÇAĞIRIŞIM - ERİŞTİ ile/ve SOHBETİNDE BULUNDU - NAKL ETMEK ile BEYÂN ETMEK - ANLATMAK ile/ve "GEVEZELİK" - MÜŞAHEDE ve MUAHEDE - MÜTÂLAA ile MÜŞÂHEDE ( Okuma. | Tetkik. | Düşünce. İLE Bir şeyi gözle görme. | Allah âlemini görme. ) ( TULÛ ile ŞUHÛD ) - SOHBET ile MÜTÂLAA -@@ SOHBET ile/ve MUHABBET ( Aklın dili sözcükler, gönlün dili muhabbettir. ) ( İnsanı küllî akıla götürecek yegâne şey, muhabbettir. ) @( Ehl-i derdin sohbetine mahrem et! ) ( Keşkül Dergisi'nden: Sohbet I, Sohbet II ) - MEYL ve MUHABBET ve AŞK - MEYL ve MUHABBET ve EHİL - MUHABBET ve KARŞILIKLI RIZÂ ( Her türlü muhabbet menfaatsiz olmalıdır. ) - MUHABBET ve FEDÂKÂRLIK - MUHABBET ve HİMMET - MUHABBET ve HEYBET - MUHABBET ile MAHABBET - MUHABBET ile/ve MERHAMET -@ MUHABBET ile/ve/<> İLİM - Yunus Emre Şiirleri'nde - KUSURA BAKMA(MA)K ile/ve GÖNÜL KOYMA(MA)K - KALP ile/ve GÖNÜL - KALP ile/ve ZAMÎR ( ... İLE/VE İç, içyüz. | Vicdan. | Gönlün içi. Gönülde geçen şey. Gönülde gizli olan sır. | [dilb.] Adın yerini tutan sözcük. ) - KALP ile/ve KALIP - KALIP ile/ve KİSVE - KALBİN YEDİ TAVRI (*) 1. SADIR 2. KALB 3. ŞEFFAF 4. FUÂD 5. CENNETÜ'L-KULÛB 6. SEVDÂ 7. CENNETÜ'L-KULÛB - KALBİN YEDİ TAVRI (**) 1. Kalb-i vesvese 2. Kalb-i İslâm 3. Kalb-i rü'yet 4. Kalb-i muhabbet 5. Kalb-i mir'âtül gayb 6. Kalb-i ma'denü'l-mükâşefat 7. Kalb-i mevlüd-i tecellî - KALB-İ SELÎM ile KALB-İ SAKİM ( Temiz gönül. İLE Temiz olmayan gönül. ) - HAYALÎ ile/ve KALBÎ - SADR ile/ve KALB - ARŞ ile/ve/= KALP -@ ARŞ ile/ve EL ( El ayası, Arş-u Rahman'dan büyüktür. ) - ARŞ ile/ve/> ÂLÂ - HANNÂN ile/ve MENNÂN ile/ve SÜBHÂN ( Hakk yönünden. İLE/VE Halk yüzünden. İLE/VE Hakikatte. ) - BAŞ GÖZÜ ile/ve KALP GÖZÜ ile/ve SIR GÖZÜ ( "SUYUN AKMAYA BAŞLADIĞI KAYNAK" ) - GÖZ ile/ve KULAK ( İbretin müşterisi. İLE/VE Sözün müşterisi. ) - KALP GÖZÜ(FUAD, BASİRET) ile/ve GÖZ ( ... İLE/VE Can alıp, veren. [Azrail] ) ( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. ) - GÖZÜN AKLI ile/ve GÖZÜN HAKKI - FERÂSET ile/ve ÂGÂH ile/ve ZİKİR ( Gözün uyanıklığı. İLE/VE Kulağın uyanıklığı. İLE/VE Kalbin uyanıklığı. ) - BAŞ ile/ve LEŞ - OLUŞUM SAFHALARI * TAAYYÜN-Ü EVVEL * TAAYYÜN-Ü SANİ * ÂLEM-İ LÂHUT * ÂLEM-İ CEBERUT * ÂLEM-İ MELEKUT * ÂLEM-İ MİLK - (Dünyada hayatın ilk oluşum belirtisine "ŞİBH-İ ZÜLÂL(ALBÜMİNOİD)" denir.) * ÂLEM-İ NÂSUT - ZÜHD ve TAKVÂ - ZÜHD ile UZLET - ZÜHD ve KANAAT - ZÜHD ile FERÂGAT - ZÜHD MAKAMLARI * TERK-İ DÜNYA "(Budizm'deki karşılığı: NİRMANAKAYA)" * TERK-İ UKBÂ(Dünyayı terk etmenin vereceği mutluluğu terk)(Cenneti ve nimetlerini terk) "(B.K.: DHARMAKAYA)" * TERK-İ TERK(/HESTÎ)(Kendi varlığını terk edip Hakk'da fani olmak) "(B.K: SAMBOGAKAYA)" ( Dünyayı terk etmek, işi gücü terk etmek değil, dünya nimetlerinin üstünde gezip, altında kalmamaktır. ) ( Dünya nimetlerini elden değil, gönülden atmaktır. ) ( Eski inanışımızdan dönmeden yeni bir kuvvet kazanamayız. ) ( Asıl büyüklük, saltanat tahtından inip insanlar arasına karışmak ve onların ellerini tutup onları da o diyâra götürmektir. ) - TERK ETMEK ile/yerine GAİB OLMAK ( Duyup da/bilip de terk etmelidir. ) - UZAK ile/ve GAİB - HAYRET ile/ve UYANIŞ -@@ NEFS TERBİYELERİ/AYDINLANMA(İŞRÂK/ENLIGHTENMENT)/İLİMDE GELİŞME ÖNKOŞULLARI(EN AZ 3'Ü UYGULANMALI) * GILLET-İ TAAM(AZ YEMEK)(Az yemek, az uyumaktan daha önemlidir.) * GILLET-İ MENÂM(AZ UYKU) * GILLET-İ KELÂM(AZ KONUŞMA) * UZLET-İ ANİL ENAM(HALKTAN UZAKLAŞMA) * ZİKR-İ MÜDAM(ZİKİRDE DAİM OLMA) * FİKR-İ TAMAM(DÜŞÜNCEYİ OLGUNLAŞTIRMA) ( Hakikati arayın, bulmak için de nefsinizi öldürün! ) @ ( Nefsin beraat ettiremeceği suç yoktur. ) - RÜTBE EFRÂD NÛKEBÂ NÜCEBÂ NÜDEBÂ BÜDELÂ EVTÂD GAVS-I A'ZÂM - ENVÂR HEVÂÎ KIRMIZI YEŞİL BEYAZ SARI MORMÂÎ SİYÂH - MAKÂMÂT İMÂN İSLÂM EVLÎYÂ ŞÜHEDÂ SIDDIK ULU'L-AZM FAHR-I Â'LEM - İSM-İ MÜEKKELÂT HÜSÂMEDDÎN NECMEDDÎN BEDREDDÎN ŞEMSEDDÎN NÛREDDÎN KEMÂLEDDÎN CEMÂLEDDÎN - SEYRİYYÂT İLLALLÂH LİLLÂH MAALLÂH FİLLÂH ANİLLÂH BİLLÂH ALALLÂH - ÂLEMİYYÂT MÜLK MELEKÛT CEBERÛT LÂHÛT FENÂ NÂSÛT FÎ İLMİLLÂH - MAHALLÂT SADR KALB RÛH SIRR SIRRU'S-SIR HAFÎ AHFÂ - VARDİYYA ŞERİAT TARİKAT HAKİKÂT MÂRİFET MEFKUD-I ŞERİATİ'L-HAFİYYE - TARİKAT'TA 10 MAKAM: ( 1. Kâmil Şeyh'ten el almak; 2. Şeyh'in hukukunu gözetme ve hizmetinde kusur etmemek; 3. Telkin'de ahdine sadık kalıp, muhafaza etmek; 4. Mal ve canını bu yolda feda ile süs ve zineti terk etmek; 5. Daimi zikir üzere, rabıta ve vukûf-i kalbi üzere olmak; 6. Nefsin kusurlarını temizleyip, istikâmet üzere dosdoğru olmak; 7. Ahlâk ve halvet üzere olmak; 8. Hevâ ve hevesleri, fakirliği terkle nefsle cihad etmeye gayret etmek; 9. Aşk ve şevkle muhabbet üzere ve tevazu sahibi olmak; 10. Murâkabe, muhasebe ve tefviz üzere olmak. ) - TARİKAT ile TOPLUMSAL ÖRGÜTLENME ( Tarikat olsa Tâc ile Hırka, biz de alırdık 30'a 40'a. ) ( Tarik ehli olmak, dışı halkla, içi hakla olmaktır. ) - TARİK-İ AHYÂR ile TARİK-İ EBRÂR ile TARİK-İ ŞUDDÂR - TARİKAT ile/ve/değil AKIM - TARİKAT ile/ve BARİKAT - SEBİL ile/ve TARÎK ile/ve SIRAT - İSLÂM COĞRAFYASINDA YAYGIN TARİKATLAR: NAKŞİBENDİYE ve KÂDİRİYE ve HALVETİYE - CEBRİYE ile KADERİYE - CERRAH ile/ve CERRAH(Î) - SÂDÎ ile/ve CERRÂHÎ - HÂLİYÂT MEYL MUHABBET AŞK VASL FENÂFİLLÂH BEKÂBİLLÂH Fİ'L-BEKÂ - ŞAHÂDET ÂLEMİ ile/ve GAYB ÂLEMİ - GAYB ile HAZIR - AHÂDİYET SAFHALARI * AHÂDİYY-ÜL KESRE * AHÂDİYY-ÜL EF'AL * AHÂDİYY-ÜS SIFÂT * AHÂDİYY-ÜL AYN * AHÂDİYY-ÜZ ZÂT - KURB-U FERAİZ ile/ve KURB-U NEVÂFİL ( Özün aşkı. İLE/VE Kabuğun aşkı. ) ( Farz olan yakınlık. İLE/VE Nafile olan yakınlık. ) ( Düşünce ve kararların emir olarak organlara ulaştırılması. İLE/VE Sinirler aracılığıyla dış uyarıların beyne iletilmesi. ) ( Kabuk öze, öz de kabuğa âşıktır. ) - FEYZ-İ AKDES ile/ve FEYZ-İ MUKADDES - EMR-İ ZÂTÎ ile/ve EMR-İ SIFÂTÎ - CÂZİBE ile NÂMİYE ile HASSÂSE ile MÜDRİKE - DAMLA ve DERYA ( Deryanın damlaya gereksinimi yoktur fakat damlayı kurtardım diye sevinir. ) ( DAMLAMIZ DERYAYA SALDIK BİZ BUGÜN DAMLA NİCE ANLAR DERYA OLAN ANLAR HAYVAN NİCE ANLAR HAYRAN OLAN ANLAR ) - KAZANÇ ile/ve LÜTÛF - LETÂFET(LÂTİF) ile/ve KESÂFET(KESİF) ( Lâtife lâtif gerek. ) - LETÂFET ile/ve LETÂFET - MÂLÂYÂNÎ ile/değil LÂTÎFE(MİZAH) - KESÂFET ile/ve KESÂFET - DEM ile/ve DEHR ( An. İLE/VE An. | Gökkubbenin tamamı. | Felek. | Çağ. ) - NÜZÛL ile/ve URÛC ( [Sansk.] APAKSEPANA ile/ve UTKSEPANA ) - VUSLAT ile/ve ÜLFET ile/ve HİDÂYET - VUSLAT'TAN ÖNCEKİ SÖZ ile/ve VUSLAT'TAN SONRAKİ SÖZ ( Eski haline getiremeyeceğin şeyi yapma/söyleme! ) - VUSLAT ile/ve HASRET ( Her lezzetin vuslatı, hasretindedir. Doğada ise, vuslattan sonra hasret kalmaz. O Âlem, bu âlem gibi değildir. ) - TÖVBEDEN ÖNCEKİ HİDÂYET ile/ve TÖVBEYE HİDÂYET ile/ve TÖVBEDEN SONRAKİ HİDÂYET - TÖVBE ile/ve/değil/yerine TÖVBEDEN TÖVBE -@@ TÖVBE ile/ve RÜCÛ ( Tövbe bir kere olur, iki kere olan tövbe, tövbe değildir. ) @( Tövbeyle büyük günahlar küçülür, ihmal ile küçük günahlar büyür. ) - MİRÂC ile/ve MİRÂT ( Mîrâc mîrât ile oluşur. ) - UYARI/DÜZELTME ile/ve/değil SUBHANALLAH - GÜZEL SÖZ ile/ve GÜZEL EYLEM - GÜZELLİĞİN 4 TÜRÜ: ( * ZAHİRÎ GÜZELLİK * AKIL GÜZELLİĞİ * RUH GÜZELLİĞİ * RUHÎ KONULARI ÇÖZEBİLME GÜZELLİĞİ ) - HAŞIR ile/ve NEŞİR - İNZİVÂ ile UZLET - UZLET ve İZZET - ÂN ile/ve ZAMAN ( LÂM ile/ve CİM ) -@ ZAMAN ile/ve VAKİT ( ... İLE/VE Özel bir dilim. ) ( Zaman insana emanettir. ) ( SA'AT-İ VAHİDEDİR ÖMR-İ CİHAN SA'ATİ TAATE SARFEYLE HEMAN ) - İMHAL ile İHMAL ( Mühlet verme. İLE Boşlama, önemsememe, bırakma. ) ( Allah ihmal etmez, imhal eder. [Mühlet verir.] ) - TEAMÜL ÇARKI ile/ve TEKÂMÜL ÇARKI ( [İnsandaki] Uzun Devran. İLE Kısa Devran. ) ( İnsanın zuhur âlemine gelişine kadarki süre[ç]. İLE İnsanın mânâya dönüşüne kadarki süre[ç]. ) - ŞEHİK ve ZEFİR ( Soluk alma. VE Soluk verme. ) - MENBÂ ile MASDAR - TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR ile TEFAKKUH ile İTTİKA ile İSTİMA' ile YAKÎN - YAKÎN ile/ve/değil CEZM - TEFEKKÜR ile/ve TEZEKKÜR ( FRONESİS ile/ve NOESİS ) - TEFEKKÜR VE TEZEKKÜR DİZGESİ: ( * FERDÛN * HAYYÛM * KAYYUMÛN * ADLÛN * HÂKEMÛN * KUDDÜS ) - TEFEKKÜR ile/ve TEEMMÜL ( Fikir yürütme, düşünme. İLE Katlanmalı düşünme, idrak. ) ( İnsan herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. ) ( İnsanı kurtaracak tek ilâç, aşk ve tefekkürdür. ) - TEFEKKÜR ile/ve TEMÂŞÂ ( Meditasyon. İLE/VE Kontemplasyon. ) - TEFEKKÜR ile/ve ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR - TEFEKKÜR ve/> İSTİ'DÂD - İSTİ'DÂD ve YÖNELİM - DÜŞÜNME ile/ve TEFEKKÜR ( ... İLE/VE Gördüğü şey üzerinden fikrini derinleştirmek. ) - SUSMAK ile TEFEKKÜR - MÜŞÂHEDE ile TEMÂŞÂ - İSTİŞÂRE ile/ve İSTİHÂRE ( Sohbet ederek sual etmek. İLE/VE Allah'a sual etmek. [Uyku hali şart değildir.] ) - FİKİR ile/ve ZİKİR - ZİKİR ile/ve DEVRAN - ZİKİR ile/ve USÜL - ZİKİR ile/ve DEM TUTMAK - DEVRÂN ile/ve SEYRÂN - MUAMELE ve MUKABELE - MUKABELEDE BULUNMAK ile/ve HİDÂYETE DAVET ETMEK - RESUL ve MESUL ( Resul ile mesul birdir. Resul olan mesuldür. Mesul olan resuldür. ) - ÇİLE ile PEYGAMBER ÇİLESİ - TARİKATTE ÇİLE ile/ve HAYATTA ÇİLE - ASKETİZM: Çilecilik. - KAYD-I MÜSTAHSEN ile KAYD-I MEVHUME/MÜSTEKREHE ( Güzel kayıtlar. İLE İkrah veren kayıtlar. ) - KABZİYET ile GAZAP ( Allah'ın verdiği sıkıntı. İLE Kuldan kaynaklanan sıkıntı. ) - BAST (HALİ) ile/ve KABZ (HALİ) ( Kâmil kişinin ihtiyârındadır. ) - MEVT ile FEVT ( İnsanların huzurundan kaybolmak. İLE Allah'ın huzurundan kaybolmak. ) - TÖVBE MERHALELERİ * YAKAZA(ÜRPERTİ) * İNTİBAH(UYANIŞ) * NEDEM(NEDAMET) * TEVBE(TÖVBE) * İNABE(YÖNELİŞ) * İKBAL(ALLAH'LA KULUN KARŞILIKLI ALÂKASI) -@ UYANIK/LIK ile/ve YANIK/LIK - ÂBİD ile ABÎD ( İbâdet eden. İLE Kulluk[ubûdiyyet]. ) - KULLUK ile ESÂRET - KUL: Sürekli değişim içinde olan kişi. - TÖVBE ile/ve SIĞINMA - RIZÂ ile/ve TESLİMİYET ( Teslim ol(a)mayan, teslim edemez. ) - TESLİMİYET ile/ve TEVEKKÜL ( Ne kadar âlim olsak da iki dakika sonra başımıza ne geleceğini bilemeyiz. ) ( İnsan da, varlık da, kudret de küçülmedikçe büyümez. (muhitleşmek) ) ( Kendinden haberin olmayacak ki, vuslata çıkasın. ) ( Herşeyin modeli vardır fakat hakikatin yok. Hem kafes içinde duracaksın, hem de aradan çıkacaksın. ) - TESLİMİYET ile NEFS ( Yün yumağı fındık kadar kalsa bile yine "Ben yumağım!" der durur. Fakat son ilmiği de attılar mı, gözünü bir açar ki, güzel bir halı olmuş, yumaklığından eser kalmamış. Nefis yumağının da oraya buraya yuvarlanması bunun için. Bizi bir halı olarak dokuyor. ) ( Nefsi kurtarmak için yokluk gerek. ) -@ RASTGELE ve TEVEKKÜL - "BOYUN EĞMEK" ile TESLİMİYET - "BOYUN EĞMEK" ile "BAŞ KESMEK" - TAPMAK ile/değil/yerine "BAŞ KESMEK" - TESLİMİYET ile/ve BAĞLILIK - TESLİMİYET ile/ve İNSAF - İRŞÂD ile/ve İNSAF - TESLİMİYET ile/ve/değil TUTMAMAK - TESLİM ETMEK ile/ve TESLİM ETMEYİ SÜRDÜRMEK - İSTEK ile/ve TESLİMİYET - TESLİMİYET ile/ve İMAN - HOŞGÖRÜ ile/ve/değil/yerine İMAN - İMAN ile/ve AKIL - İMAN ile/ve İSLÂM ( ... İLE/VE İman ettiğin şekilde yaşamak. ) ( İman olmadan islâm olmaz. ) - İMAN: BİLGİ ve/+ SEVGİ - İMAN ve ŞEREF - İMAN ETMEK ile/ve TÂBİ OLMAK ( İnsan herşeye iman ederse, hiç canı sıkılmaz. ) - İSLÂM ve/> İMAN ve/> İHSAN ( Saygı. VE/> Sevgi. VE/> Ahlâk. ) ( HZ. MUSÂ(KELİMULLAH) ve/> HZ. İSÂ ve/> HZ. MUHAMMED ) - İMANI FİKRETMEK ile/ve İMANINI FİKRETMEK - İMAN ve KÜFÜR ( Asıl imanı olanlar, kâfirliklerini anlayanlar ve itiraf edenlerdir. ) - KATILMAK ile/ve/değil İMAN ETMEK - TAKLİDÎ İMAN ile/ve/yerine TAHKİKÎ İMAN - İMAN ile/ve İSLÂM ile/ve İHSAN ( İLM'EL YAKÎN ile/ve AYN'EL YAKÎN ile/ve HAKK'EL YAKÎN ) ( AVAM ile/ve EBRAR ile/ve MUKARREBÎN ) - İLM'EL YAKÎN ile/ve AYN'EL YAKÎN ile/ve HAKK'EL YAKÎN ) ( BODILY/INTIMATE KNOWING ile/ve BODILY/INTIMATE RECOGNITION ile/ve BODILY/INTIMATE EXPERIENCING ) ( [Çince] TIZHI ile/ve TIREN ile/ve TIYAN ) - KAZÂ ile/ve KADER ( Gereksinim. İLE/VE Ölçü. ) ( Gerekeni/gereksinimi ölçülendirmek. ) ( Tekil. İLE/VE Çoğul. ) - SELÂMET ve MUHAFAZA - SELÂMET ve DONANIM - "AŞKIM" ile/ve "İMANIM" - MARUZ KALMAK ile/değil/yerine TÂBÎ OLMAK - ÂLEM-İ KÜBRÂ ile/ve ÂLEM-İ SUĞRÂ ( Kâinat. İLE İnsan. ) -@ ÂLEM-İ HİLKÂT ile/ve ÂLEM-İ KUDRET -@@ ENBİYÂ(NEBÎ) ile EVLİYÂ(VELÎ) ( Masum. İLE Mahfuz. ) ( Allah, nebîlerini velîlerle teyid etmiştir. ) ( Evliyaullah, "Allah dostları" demektir. ) ( Evliyaullah denilen kişiler, ne korkarlar, ne de herhangi bir şeyden dolayı üzülmezlermiş. ) @( Evliyâ olacak kişi, Hz. Muhammed'in; Kavl'ine (Kavl-i Muhammedî: Şeriat) Fiil'ine (Fiil-i Muhammedî: Tarikat) Hal'ine (Hal-i Muhammedî: Hakikat) Sır'ına (Sır-ı Muhammedî: Marifet) muhtaçtır. ) @( KELÂM-I KİBAR: Velî sözü. ) - EVLİYÂ ile/ve BEŞİK EVLİYÂSI - MUKARREBÎN ile/ve ENBİYÂ - DELİ/LİK ile VELİ/LİK ( Deli, kendi deli olduğu gibi başkasını da delirten. İLE Veli, başkasını ihyâ eden. ) ( İnsan aklı bırakırsa Deli, akıl insanı bırakırsa Veli. ) ( "Deliyim!" demek bir şey değil, marifet zırva bulabilmekte! ) ( Velîlik altın, nebîlik gümüş kerpiçtir. İlâhî zevk ve saltanat makamına "Altın kerpiç", Peygamber'in insanları davet etmek için indiği tenezzül makamına da "Gümüş kerpiç" denmiştir. ) - KENDİSİNİ KURTARAN VELİ/VELÂYET ile/ve BAŞKALARINI KURTARAN VELİ/VELÂYET - VELÂYET ile/ve RİSÂLET ( Kişinin kendisine. İLE/VE Herkese/Topluma. ) - PEYGAMBER YEMİNİ ile NEFİS YEMİNİ - VALLÂHİ ile/ve BİLLÂHİ ile/ve TALLÂHİ ( Üçüncü derece yemin/kasem. İLE/VE İkinci derece yemin/kasem. İLE/VE Birinci derece yemin/kasem. ) -@ PEYGAMBERDE: HATA/GÜNAH değil ZELLE ( ... DEĞİL İyilerden en iyiyi seçememe. ) ( Peygamberin hatası olmaz! Sadece iyilerden en iyiyi seçememe olabilir belki. ) - BEŞER ile/ve İNSAN ( Sabra dayanamayan. İLE/VE Sabrede(bile)n. ) ( İnsan insanın kurdu ise. İLE/VE İnsan insanın dostu ise. ) ( Beşer iken bî-şer olmaktır, insan olmak. ) ( Gaflet uykusundan uyanan kişi beşerdir. Beşer nefsine mahkûm olan kişidir. Beşer Allah'ı anlamadan insan olamaz. İnsan da meseleyi hallederse Âdem olur. ) ( Dostu bul ona kavuş fakat bunu hazmedemeyecek olanlara gösterme! ) ( Melekler insan olamadıkları için üzgün, şeytan ise insan olmadığı için memnunmuş. ) - İNSAN ile/ve İNSAN-I KÂMİL(/KÂMİL İNSAN/ÂDEM-İ MÂNÂ) - İNSAN-I KÂMİL ile/ve ALLAH VELÎSİ ( Hiçbir mahlûkatın kendisinden zarar görmediği zât. İLE/VE ... ) ( Teşekkür bile istemezler. ) ( Dünyanın anasını Kâmil ağlatır, Kâmil'in anasını da cahil. ) - HÂHUT ile/ve İNSAN-I KÂMİL - ÂDEM ile/ve HATEM'ÜL ENBİYÂ - HÂTEM'ÜL ENBİYÂ ile HÂTEM'ÜL EVLİYÂ - LEYLEK: İNSAN-I KÂMİL - NUKABÂ ile NÜCEBÂ ile HALÎFE ile MÜRŞİD ( Reis veya vekil. İLE Pak olan kimse, erenler. İLE Temsil etmeye, talebe yetiştirmeye yetkisi olan. İLE Hak yolunun kılavuzu. ) ( Yaşam sizi bilinçlendirir, fakat Mürşit sizi farkında kılar. ) ( Mürşit'in her sözü dinlenir, bir tek sözü dinlenmez: "Mukabeleye gelinmeye" ) - MÜR(Ş)İD ile/ve İÇTEKİ MÜR(Ş)İD ( İrşâd eden, aydınlatan. ) ( Dıştaki Mürşit'e götüren içteki Mürşit'tir. ) ( Dıştaki Mürşit talimat verir, içteki Mürşit güç gönderir; atik ve dikkatli uygulama Mürit'e düşer. ) ( Mürşit'in rolü sadece öğretmek, direktif ve cesaret vermektir. ) ( Bir mürşidin gerçek rolü, müritlerinin zihinlerindeki ve gönüllerindeki cehaleti kovmaktır. ) ( Mürşit'in işi, kendi deneyimi ve başarısı sayesinde size cesaret vermektir. ) ( Mürşit yalnızca cesaret verebilir. ) ( Bilincinize vâki olan her şey sizin Mürşit'inizdir. ) ( Bilincin ötesindeki Saf Farkındalık en yüce Mürşit'tir. ) ( Mürit içtenlikli değilse ona bir Mürit denilemez. Mürşit, tepeden tırnağa sevgi ve özveri değilse, ona bir Mürşit denilemez. ) ( Mürit bir kez anladığında, o anlayışı doğrulayan eylemi yerine getirmek de ona düşer. ) ( Mürit ve insanın iç gerçeği aslında birdir ve aynı hedefe doğru birlikte çalışırlar - zihnin kurtarılması ve esenliği. ) ( Mürit tüm düzeylerde kendi evinde gibidir ve onun enerjisi ve sabrı tükenmek bilmez. ) ( İnsanın müritliği sözel düzeyde değil, fakat onun varlığının sessiz derinliklerindedir. ) ( Tüm evren sizin Mürşit'inizdir. ) ( Asla Mürşit-siz değilsiniz. ) ( Allah, gövdeyi ve zihni verir, Mürşit ise onları kullanma yolunu gösterir. Fakat kaynağa geri dönüş, o sizin işinizdir. ) ( Mürşit sadece gökyüzünü işaret edebilir, yıldızları görmek sizin işinizdir. ) ( Mürşit ve mürit tek bir şeydirler; tıpkı mum ve alevi gibi. ) ( Ebedi Mürşit yolun kendisidir. Hedefin yol olduğunu ve sizin de her zaman yolda olduğunuzu, hedefe varmak için değil, fakat onun güzelliğinin ve bilgeliğinin tadına varmak için yolda olduğunuzu bir kez idrak ederseniz; hayat bir görev, bitirilmesi gereken bir iş olmaktan çıkar, doğal ve sade bir hal alır, başlıbaşına bir vecit hali olur. ) ( Mürşit'in kim olduğu önemli değildir - onların hepsi sizin iyiliğinizi isterler. Önemli olan mürittir - onun dürüstlüğü, ciddiyeti ve içtenliği. ) ( Doğru Mürit daima doğru Mürşit'i bulacaktır. ) ( Reşit olmayınca mürşit olunamaz. ) ( Anlamıyorsak kalbimizi, görmüyorsak gözümüzü, teslim ederiz bilene. ) ( Sarhoşluk, ilham iledir. İlham, mürşid sözüdür. ) - MÜRŞİTile/ve USTA - MÜRŞİDDE BULUNAN HALLER ile/ve/<> MÜRİDDE BULUNAN HALLER - MÜRŞİD ile/ve HURŞİD ( Aydınlatan [kişi]. İLE/VE Güneş. ) ( Kişiye kişiyi gösteriyorsa. Ayna. İLE/VE Kişiye başka bir şeyi gösteriyorsa. ) - ŞEYH ile/değil/yerine DERVİŞ-ŞEYH - ŞEYH ile/ve/= SAMED'ÜL KAVM - PÎR ile ŞEYH - MÜRİT ve TİRİT ve KÖR YİĞİT ( Üçünden de gerekli. ) - İBN ARÂBÎ ile/ve ŞEYH BEDREDDİN - MURÂBATA ile/ve MUKÂBELE - MUKÂVELE ile/ve MUKÂBELE - GÖRMEK ile GÖRÜŞMEK -@@ GÖRMEK ile/ve GÖRENİ GÖRMEK ( Gözümüzü iyi görmeye ve iyiyi görmeye alıştırmalıyız. ) @( GÖRMEK: Nur'un Nur'a olan iştiyakı. ) - ONLAR GİBİ OLMAK ile ONLARDAN OLMAK - ŞEHÂDET/ŞEHİT ile/ve SIDDIKİYET/SIDDIK ( Kesbî. İLE/VE Vehbî. [Allah seçer.] ) ( Bir an kendisini/canını fedâ eden. İLE/VE Her an, nefis cihadında Allah'a kendini kul eden. ) - SALİH ile MÜTTAKÎ -@@ SALİH ve/> SARİH @( Salihlerde gaflet olmaz. ) - BEL EVLÂDI - YOL EVLÂDI - NEFES EVLÂDI - İNSAN ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ) - ÂFAK ile İNSAN - BEN ile BEN-İM - BEN ile/ve SEN - BEN ile/ve BİZ - SEN ile/ve BİZ - BİZ ile/ve ALÇAKGÖNÜLÜLÜK/TEVAZÛ - BEN ile/yerine FAKİR - "BEN KİMİM Kİ/BİZ KİMİZ Kİ" ile "BEN KİMİM Kİ/BİZ KİMİZ Kİ" ( Cahilin sözü. İLE Âlimin sözü. ) - FAKİR ile ZÜĞÜRT - MADDE ile/ve MÂNÂ ( Mananın kesifleşmiş hali. İLE/VE Seni senden soyan. ) ( Mânânın hakimiyeti madde sayesinde olur. ) - MÂNÂ ile MÂKULÂT - TENZİH ile TEŞBİH ( [BATI PARADİGMASIYLA] FELSEFE ile BİLİM ) ( TEVHİD: SANAT ) - TENZİH ve TESBİH(SÜBUH) - TENZİH/TEŞBİH ile BERZAH - TEŞBİH EDİLEN TENZİH ile TEŞBİH OLAN TEŞBİH - AVAM TENZİHİ ile/ve HAVAS (ÂRİF) TENZİHİ - HZ. NUH'UN TENZİHİ ile/VE HZ. İDRİS'İN TENZİHİ ile HZ. MUHAMMED'İN TENZİHİ ( Varolanlardan tenzih. İLE/VE Tenzihin tenzihten çıkarılması. İLE/VE ... ) ( Olumsuzlama/İnkâr. İLE/VE Olumsuzlanmanın olumsuzlanması. İLE/VE ... ) - TESPİH ile/ve TENZİH ( Her tür eksiklikten tenzih, her tür kemâlle tesbih. ) - TENZİH ile/ve TAKYİD - OLAN ile/ve VAROLAN ( İnsanın içindeki varolanlar kimine kıyâmet, kimine alâmet olur. ) - VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ - İLÂHİ ile/ve OLMAZSA OLMAZ - OLUŞ ile/ve VAROLUŞ ( Kendi varoluş sermayesinden iflâs eden kurtulur. ) - OLAN ile/ve OLUŞ - OLGU ile/ve OLUŞ - OLUŞ ile/ve SÜREKLİ OLUŞ ( Oluş. İLE/VE Şe'n. ) ( "Külle yevmin fîşe'n": O, her an yeni bir oluştadır. ) ( Her ne ki söylenmiş, durmadan oluyor. ) - OLUŞ ve NÛR - NÛR ve OLMAK - OLMAK ile/ve/değil OLDUĞUNU İLÂN ETMEK - ÖLEN ile OLAN ( Hayvan ölür, insan olur. ) ( Hayvan, koptuğu yere bitişmemiş demektir. ) - İBRET OLAN ile/ve/yerine İBRET ALAN - VAROLAN ile/ve VAROLUŞ - VARLIK ile/ve VARLIK - VARLIK ile/ve VAROLUŞ - VARLIK ile/ve MÜRİD - VARLIK ile/ve İRÂDE - VARLIĞIN TASNİFİ: ( * VUCUD-U AYNÎ/HARİCÎ: FİZİK * VUCUD-U ZİHNÎ: MATEMATİK * VUCUD-U LİSANÎ: DİL BİLİMLERİ * VUCUD-U HATTÎ: SİMGELER ) ( Varlık mertebelerini esas alan bir tasnif olup, vucud-u hattî, vucud-u lisanî, vucud-u zihnî ve vucud-u haricî şeklinde sınıflanır. Taşköprülüzade tüm ilimleri bu dört varlık düzlemine göre sınıflandırır. Mesela yazıyla uğraşan ilimler, hat, resim tezhib vs. ilimlere hattî ilimler der. İkincisi dile ait ilimler; doğrudan lisanı içeren ve ona ait ilimlerdir. Zihni ilimler; nesneleri sadece zihnin soyutlamaları ile ortaya konan mesela matematik gibi, müzik gibi, metafizik gibi ilimler. Haricî ilimler ise nesnesi dış dünyada benden bağımsız olan ilimler mesela, fizik, kimya gibi ilimler. ) - VAR ile "VAROĞLUVAR" - VARLIK ile/ve BİRLİK ( Herkes diye bir şey yok. Varlık birdir fakat biz kendimizi yok edersek görürüz. ) - BİRLİK ile/ve BEREKET - KENDİNDE VARLIK ile/ve KENDİ İÇİN VARLIK ile/ve KENDİNDE VE KENDİ İÇİN VARLIK - VARLIK ile/ve ENSTRÜMAN - MUKAYYET VARLIK ile/ve GAYRİ-MUKAYYET VARLIK - VARLIK ile/ve YOKLUK ( İzzetiyet. İLE/VE Zilletiyet. ) ( dır. İLE/VE değildir. ) ( Kurtuluş, yokluktadır. Yani aczimizi anlayıp, tam bir teslimiyetle teslim olmaktadır. ) ( Manevî ilmin nihayeti yokluktur. ) - YOKLUK ile/ve YOKLUK - YOKLUK ile/ve VARLIK - LÂ ile İLLÂ ile MERECECELBAHREYN(MECMA-ÜL BAHREYN) - YOKLUK ile YOK İKEN - YOKLUK'TA YOKLUK ile/ve VARLIK'TA YOKLUK - İHSÂN ETMEK ile İKRÂM ETMEK ( İstenileni vermek. İLE Elindekini vermek. ) - KERİM ile MUHSİN - BEKÂ ile/ve FENÂ - FENÂ-YI HÂDİS ile FENÂ-YI KADÎM - FENAFİŞŞEYH ile FENAFİRRESUL ile FENAFİLLÂH - İFNÂ ile/ve/değil/yerine İHYÂ - VARLIĞIM ile/ve BEN VARIM - VARLIK ile/ve İNSAN - HİÇ(LİK) ile YOK(LUK) - ZİRVE-İ HÎÇ ile ZİRVE-İ ASLÎYE - TÜRE(T)ME ile YARATMA - YARATIŞ ile YENİ YARATIŞ ( Yaratış. İLE Halk-ı cedîd. ) - VAHDET-İ VÜCUT ile VAHDET-İ ŞÜHÛD - VAHDET-EL VÜCÛD -> VAHDET-EL MEVCÛD - VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve VAHDET el-VÜCÛD - VAHDET-İ VÜCÛD ile VAHDET-İ VÜCÛD - VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve/sonra BİRİCİK OLMAK ( İlk felsefe. İLE/VE En son. ) - VAHDET ile VUSLAT - TAAYYÜN-Ü SÂNİ ile ANASIR-I ERBAA ile MEVALİD-İ SELÂSE - DİL/UZUVLAR ile/ve KALP - SATIR ile/ve SADIR - SADIR ve ŞERH - BÂTIN ile/ve ZAHİR - HÜVELBÂTIN ile/ve HÜVEZZÂHİR - ZÂHİR ile/ve BÂTIN ( Sırt. İLE/VE Karın. ) - ZÂHİR ile AŞİKÂR - MEVCUT ile ZÂHİR - ZUHUR ile TECELLÎ ( Varlığın sürekliliği. İLE Varlığın geçiciliği. Görünme, belirme. ) - SUDÛR ile TECELLÎ ( Taşma. İLE Görünme, belirme. ) - TECELLİ ile/ve EYLEM - TECELLİ ile/ve SUDUR - SUDUR ile TAHAVVÜL - TECELLÎ ile/ve FÂŞ ETMEK - TECELLÎ ile/ve TESELLİ - ZAR ile PERDE(HİCÂB-I KİBRİYA) - KILIF ile/ve ZARF - EVVEL ile/ve ÂHİR - BAST-I ZAMAN ile TAYY-İ ZAMAN ( Zamanın uzamış gibi olması. İLE Zamanın kısalmış gibi olması. ) - BERZAHLAR('I) - HALLER('İ) - HAL ile/ve/< DİL ( Her dille karışıktır hal dili. ) ( Herkes kendi halini iyi bilir ve kendi halini söyler. ) ( Tasavvuf ve hâl, kelâmın bittiği yerde başlar. ) ( Tasavvuf âlemi, ilme değil, hâle sığar. ) ( Yerini beğenen hapı yutmuştur. Sürekli düşer. ) ( Dilden sonra hâl başlar. ) - HAL ile/ve AN - HAL ile MAKAM ( Her insana bakma, insanların hallerine bak. Hangisinin hali kâmilse ona bak. ) - HAL ile/ve HAVA - HAL ile/ve MELEKE ( Geçici. İLE/VE Kalıcı. ) - HAL ile/ve HAKK ( Peygamber ve büyük insanların halleri, ardından gelenlere yardımda bulunabilmelidir. ) - Gerekli olan şeyler 5'tir: * İlim * Hâl * Teslimiyet * Sadâkat * Azim Ondan ötesini tarif edemeyiz. ) - SEVGİ ile/ve HAL ( Sevgi, kesretin, ikiliğin bittiği yerdir. ) ( Sevgi zuhur ettikten sonra, ne sen var, ne ben! ) ( Mal, hal ehlinin, bilenin, sevenin, yararlananındır. ) - İSTİ'DÂD ile HAL ( Küpün içinde ne varsa, dışarı da o sızar. ) - DERT HALİ ile ZEVK HALİ - DERT ile/ve MUHABBET - DERT ile/ve/= NİTELİK ( Baki olan bir dert edin! Bu fâni dünyada. ) ( Allah derdinizi artırsın! ) - DERTLEŞME ile/ve "DERS" (ÇIKARMAK) - HEMCİNS değil HEMDERT - ZEVK ile/ve TEVHİD ( Tevhidin tadı, onu kullananındır. ) ( Ham tevhidden yararlanılmaz. ) ( Her boyaya boyanmak tevhid değildir. ) ( Tevhidin hali, kullanandan sarf olunur. ) ( Zevk, deryada kaybolmaktır. ) ( Tevhidin tadını, aletleri kullanarak dolabı yapanlar bilirler. ) ( Birinci tevhid, ağacı kesenin tevhididir. İkincisi mobilyacının, üçüncüsü de o mobilyayı kullananın tevhididir. Tahtacı kestiği ağaca, mobilyacı dolaba imrenmiştir. O tevhid dolabını taşıyan hamalın ise ambalajın içindeki eşyadan haberi yoktur. ) -@ SEZGİ ile/ve TEVHİD - ELEM ile/ve EMEL - MERİT ile/ve MARAZ - "UYKUNUN KAÇMASI" ile/ve "UYKUNUN AÇILMASI" - TOPLAMA ile/ve/değil/yerine TEVHİD ( Maneviyatta bulunduğumuz yeri beğenmek ölümdür. Tevhid ise ölümsüzdür, ebedidir. ) - NAZARDA DAKİK, HALDE RAKİK(DAKİK-ÜL NAZAR, RİKKAT-ÜL HAL) - NAZAR ile/ve TÂMÎK-İ NAZAR - DİKKAT ile/ve RİKKAT - ZULMÂNİ ZEVKLER ile NURÂNİ ZEVKLER ( Fesat, Yalan, Hile. İLE Sayılmak, Sevilmek, Hayır Hasenat. ) - YOLLAR('I) - YOL ile KOL - YOLU BULMAK ile/ve SUYU BULMAK - BULMAK ile/ve UYANMAK - EKSİLEREK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK ile/ve/değil/yerine ARTARAK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK - NEFSİ İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK ile/yerine ALLAH İÇİN SEYR-Ü SÜLÛK - SEYİR ile/ve SÜLÛK - SEYR-İ SÜLÛK (ZİKİR) * EF'AL * SIFAT * ZÂT * CEM * HAZRETÜ'L-CEM * CEM'Ü'L-CEM - SÜLÛK ile HİCAB ( ... İLE Sülûka engel olan her nesne. * İnsanların, * Dünyanın, * Nefsin perde olması. ) - SÜLÛK DERECELERİ: * MECZÛB-I GAYRI SÂLİK * MECZÛB-I SÂLİK * SÂLİK-İ GAYR-I MECZUP * SÂLİK-İ MECZUP - NEFS DERECELERİ(ETVÂR-I SEB'A) * NEFS-İ EMMÂRE * NEFS-İ LEVVÂME * NEFS-İ MÜLHİME * NEFS-İ MUTMAİNNE * NEFS-İ RÂZİYE(/RÂDİYYE) * NEFS-İ MARZİYE(/MERDİYYE) * NEFS-İ SAFİYE/NACİYE//BÂKİYE - NEFS ile LEYH ( Kendi nefsinin siyaseti ile başlayan, insanların siyasetini de idrak eder. ) ( "Ancak nefis terbiyesi(tehzîb) ve istikâmet üzere olma(takvim) ile ıslah gerçekleşir." ) - KIRK MENZİL * NEFS-İ EMMÂRE(Kötü tabîatı ile ilgili haller) ( Kökünde şirk vardır/oluşur. ) > Dünya sevgisi > Yalan > Hased > Kibir > Gazap > Nefsâniyet > Nifak > İşret > Cehâlet > Cimrilik * NEFS-İ LEVVÂME(Kalbin tezkiyesi içindir.) > Tamah > Ucub > Gıybet > Mekir, hîle > Kin beslemek > Riyâyı terk > Tevbe > İnâbe > Perhiz > Riyâzet üzere olmak. * NEFS-İ MÜLHİME(Ubûdiyet[kulluk] içindir.) > Korku > Huşû > Verâ > Tebettül > Recâ > Rağbet > İhlâs > Tefekkür > Uzlet > Zühd üzere olmak. * NEFS-İ MUTMAİNNE (HALİMİYE)(Yakîn[emin] olmak içindir.) > Sehâvet > Kanâat > Teslim > Tevâzû > İstikâmet > Sabır > Hayâ > Rıza > Edeb > Tevekkül - MUTMAİN/NE ve HİDÂYET - NEFSİNİ BİLEN, RABBİNİ BİLİR ile/ve RABBİNİ BİLEN, NEFSİNİ BİLİR ( Akılsal. İLE/VE Duygusal. ) - FETİH ile İSTİLÂ ( Ruhun kalbe sahip olması. İLE Nefsin kalbe sahip olması. ) - ENE ile/yerine NAHNÜ ( Ben. İLE/YERİNE Biz. ) - NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS - AKIL MERTEBELERİ * AKL-I MAAŞ(Maişetinden başka bir şey düşünmeyen akıl. Bedene yönelik akıl.)(Biraz daha düşük olanına "hassase" denir. Hayvanlar âlemine ait olan akıl.) * AKL-I MEAD(Müdrike mertebesine geçmiş akıl. Ahiretini düşünen akıl.)(Avdet edilecek yer ile ilgili akıl. Mead: avdet edilen yer, mebde: başlangıç.)(Buranın başlangıcı oranın sonu, oranın başlangıcı ise buranın sonu.) * AKL-I SELİM(Nur'a kavuşmuş akıl.) * AKL-I RUHANİ(Aklın güzel kullanılıp iç âleme döndürülmesi ve geliştirilip ruh haline intikal ettirilmesidir.) * AKL-I NURANİ(Ruh haline gelmiş aklın, iyiliklerle parlar hale gelmesidir.) * AKL-I SULTANİ(Kâinattaki saltanatı bilen akıl.) * AKL-I EVVEL/KÜLL(Simgesi lâm harfidir. Bu harf ilk yaratılan akla tekabül eder. Akıl Allah'tan gelmiştir ve Taayyün-ü Evvelin'dir.) - AKL-I SELÎM ile/ve KALB-İ SELÎM ile/ve ZEVK-İ SELÎM - AKL-I KÜLL ile/ve NEFS-İ KÜLL - HUY MERTEBELERİ * İFRAT(ATAKLIK)(Hint'de "Rajas") * TEFRİT(KORKAKLIK)(Hint'de "Tamas") * İTİDAL(ŞECAAT/YİĞİTLİK/YÜREKLİLİK:Davranışların dengeli olması)(Hint'de "Satva") - MERATİB'ÜL FUHUM ile/ve MERATİB'ÜL UKUL - AŞILAMA ile ŞEKİLLENDİRME - VECD ile ŞEHVET - ŞEHVET ile CİMRİLİK ( Maddeye olan bağımlılık. İLE Elisıkılık, Elindekikini sakınma/paylaşmama. ) ( İnsanı mağlup eden her arzu şehvettir. ) ( ŞEHVET: Nefsin aldığı tüm paylar. ) - ŞEHVET ile/ve İFRAT - HASENE(İYİ) ile SEYYİE(KÖTÜ) ( İyiyi murad edenler memnun olacaktır, kötüyü murad edenler lâyıkını bulacaktır. ) ( Allah yoluna giden kişiler, kendilerine yapılan kötülüğü ve kötülük yapanları, bir de kendilerinin başkalarına yaptıkları iyilikleri unuturlar. Fakat kendilerinin yaptığı kötülükleri ve kendilerine yapılan iyilikleri unutmazlar. ) - BİLÂVÂSITA ile BİLVÂSITA ( Vasıtasız. İLE Vasıtalı. ) - BÎ ile/ve BİLÂ - FAİL ile MEF'UL ( Etken, müessir. İLE Edilgen, müteessir. ) - AŞK ile GARÂM - AŞK ile/ve İŞTİYÂK - AŞK ile/ve İHLÂS ( Aşk kelâmını anlamak için âşık olmak gerektir. ) ( Âşıklar ölmez! Ölen, hayvân imiş. ) ( AŞK: VASITA-İ VUSLAT-İ İLÂHÎ ) - AŞK ve/> İHSAN -@ AŞK ve/> İRFAN - AŞK ile/ve ŞÜKÜR - AŞK ile/ve DERT ( Aşkın gıdası derttir. ) - AŞK ve İCÂD ETMEK - AŞK ve FEDAKÂRLIK - AŞK ve HAKK ( Nefisle karışık aşk zillete, Allah'la karışık aşk da devlete götürür. ) ( İrfaniyetle ilmin, ilimle ibâdetin araları, birer asır kadar uzaktır. Fakat aşk, bu mesafeyi bir adımda aşar gider. Aşksız da olur ama beşer ömrü yetmez. ) - AŞK ile/ve DALÂLET - MEYL ile/ve MUHABBET ile/ve AŞK - ŞEFKAT ile/ve AŞK ( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. ) ( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. ) - ŞEFKAT ile ACIMAK - ŞEVK ile/ve İŞTİYÂK - SÂFİYET - İRFÂNİYET - AŞK - İLÂN-I AŞK ile YOLUNDA YÜRÜMEK - FISTIKÎ MAKAM(LA YÜRÜMEK) - CÜNÛN ile FÜNÛN ile SÜKÛN ( Coşkunluk. [Aşkın öncesi]. İLE İlim. [Aşkın ortası]. İLE Sakinlik. [Aşkın sonu]. ) - AŞK ERBÂBI ile/ve ZEVK ERBÂBI - TELVİN ile TEMKİN - TEDBİR ile TEMKİN - TAKDİR ve TEDBİR ( Tedbir takdirin parçasıdır. ) - ŞİFÂ ile/ve ÂFİYET - TECELLİ ve TESELLİ - DİNDAR ile DERVİŞ - YAL DERVİŞİ/EHLİ ile KAL DERVİŞİ/EHLİ ile HAL DERVİŞİ/EHLİ ( YAL: Yol yiyeceği. ) ( Derviş, iyi niyetini bilgeliğiyle birleştirebilmiş insandır. ) ( Keşkül Dergisi'nden: Derviş I, Derviş II ) - DERVİŞ ile/ve SÂLİK ( Dervişlik çok kolay, âsân bir yoldur, söz dinleyene; Dervişlik çetin ve pek müşkil yoldur, söz dinlemeyene. ) ( Dervişe gizli olmaz. ) - YEMEĞİ PİŞİRMEK ve "DERVİŞİ PİŞİRMEK" - DERVİŞ ile/ve ABDAL/TORLAK ( ... İLE/VE Gezgin derviş. ) - APTAL ile/ve/değil ABDAL - DERVİŞ ile/ve IŞIK ( ... İLE/VE Bektâşî dervişi. ) -@@ DERVİŞ ile/ve ÂŞIK @( Önce nefsini yok etmeye çabalar. İLE/VE Önce aklını yok etmeye çabalar. ) ( Âşık'ın uykusu: Hâl-i istiğrak. Gözü uyur ama, özü uyumaz. ) - SÂLİK ile/ve BENDEGÂN - LÂKÂB ile SIFAT - ŞİFRE ile/ve/değil KAPI - KAPILAR/DÖRT TEKBİR * ŞERÎAT(Kavl-i Muhammedî) * TÂRÎKAT(Fiil-i Muhammedî) * HAKÎKAT(Hâl-i Muhammedî) * MA'RİFET(Sırr-ı Muhammedî) - İLK DÖNEM MAKAM SINIFLANDIRMALARI (*) * HAVF(KORKU) * HÛRMET * HUŞÛ * RECÂ(UMUT) * MAHABBET(AŞK) * MİHNET(ISTIRAP) * ÜNS * HAYRET * FAKR * VUSLAT - İLK DÖNEM MAKAM SINIFLANDIRMALARI (**) * TÖVBE * ZÜHD * HUZUR * HAVF * ŞEVK * MAHABBET * MARİFET - İLK DÖNEM MAKAM SINIFLANDIRMALARI (***) * İSTİCÂBET(Allah'ın çağrısını kabul etme) * İNÂBET(Allah'a yönelme) * TÖVBE ve İSTİĞFAR * HALVET * SIDK * TEFEKKÜR * MARİFET * HİTAP * ISTIFA(Seçilme) * HİLLET(Dostluk) - SIDK ile/ve HAK ( Önermenin gerçekliğe uygunluğu. İLE/VE Gerçekliğin önermeye uygunluğu. ) - MAKAM ile/ve HAL - MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK - MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ ( Allah'ın kudretiyle bitişen insan, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. ) ( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. ) ( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II ) - MAKAM ile/ve MERTEBE - MERTEBE ile/ve HAZRET - İNÂBET ile/ve EVBE - SÖZ ile TATLI SÖZ ( Güftâr. İLE Güftâr-ı şirin. ) ( Âb-ı Hayat kulakla içilir. ) ( Âb-ı Hayat, su değil, Kâmil'in sözleridir. ) ( "Bir sözü(sırrı) söylediğimde o bana malik olur, ben ona malik olamam". ) ( "Sözünde doğru, işinde dakik olmalısın. Sözünde doğru olan kimsenin değeri artar, işinde dakik olan kimsenin de işi neticeye bağlanır". ) - SÖZE TÂBİ OLMAK ile/ve TEDAVİYE TÂBİ OLMAK - SÖZÜ KABUL ETMEK ile/ve/değil SÖZÜ TASDİK ETMEK - SÖZE UYUMAK değil/yerine SÖZE UYMAK - FEHM ile TEDEKKÜR ile TEFEKKUH - MÂNÂ ile/ve MADDE ( Seni senden soyan. İLE/VE ... ) - MÂNÂ ÂLEMİ ile/ve ŞAHÂDET ÂLEMİ - ÂFAK ile/ve ENFÜS ( Bir şeyi anlatmak için şeriat erbabı âfaktan, hakikat erbabı ise enfüsten örnek verir. ) - MADDÎ ile/ve MÂNEVÎ - İSLÂM FELSEFESİNDE İKİ TEMEL AYRIM ( * ASALET'ÜL VÜCUD * ASALET'ÜL MAHİYE ) - GİZEMCİLİK(MİSTİSİZM) ile/ve TASAVVUF - FELSEFE ile/ve KELÂM ( Kelâmın anlaşılmayanı kabuğu, anlaşılanı içidir. ) - EDEBÎ TANIM/YAKLAŞIM ile FELSEFÎ TANIM/YAKLAŞIM - MENÂKIB ile SÎRET - SÛRET ile/ve SÎRET ( Rahman. İLE/VE Rahim. ) - SURETLER: (OLMAZSA OLMAZ) ( 1- HAY(/HAYAT) 2- İLİM 3- SEMÎ 4- BASÂR 5- KUDRET 6- İRÂDE 7- KELÂM 8- TEKVİN ) - ÂKIBET ile/ve ÂHİRET ( Az yaşa, çok yaşa, Âkıbet gelecek başa! ) - NEFSÎ ile LAFZÎ - NEFSÂNİ ile ŞEHVÂNİ - DÜNYA ile/ve ÂLEM ( Âlemi hoş bilen boşa varır, boş bilen hoşa varır. ) - DÜNYA ile/ve UKBÂ - DÜNYA İŞLERİNİ BİLMEK ile/ve AHİRET İŞLERİNİ BİLMEK ( Aldanmamak için. İLE/VE Aldatmamak için. ) -@@ AHİRET ile/ve/= ÜMİT @( Kendini bütünleyip aşmak. İLE/VE/= Gerçekleşmesini sağlamak. ) ( LÂTAKNATÛ: ÜMİDİNİZİ KESMEYİNİZ! ) - ÂLEM(/KAPLAM) ile/ve EVREN(/İÇLEM) ( Anlamlandırılabilenlerin tümü. İLE Fizik yasalarına ait olanların tümü. ) - TENZİH ile/ve TEŞBİH ( Görünmezlik âlemi. Saflık âlemi. Nezahet, temizlik, paklık. Ayrılama, uzak tutma. İLE Görünürlük âlemi. Mânâyı maddede görmek. Asıl değil ama asıl gibi. Benzetme, benzetilme, benzeti. ) ( Sırf tenzîhte kalanlar, Küfür'de, sırf teşbîhte kalanlar ise Şirk 'tedir. Tenzîh ile teşbîh arası, yâni "berzah", insânın kendisidir. ) - ŞÜUNAT-I GAYBİYE ile ŞÜUNAT-I MEVCUDİYE - ŞÜHÛD ile VÜCUT - ÂYÂT-I MÜTEŞÂBİHAT ile ÂYÂT-I MUHKEMÂT - ÂYÂT-I İLMİYE ile/ve ÂYÂT-I KEVNİYYE - ENFÜS ile ÂFAK - FURKAN(FARKLAR) ile/ve KUR'AN ( Önce furkan, sonra Kur'an. ) ( Kur'an, Kelâmullah'ın fotoğrafıdır. - KUR'AN ile/ve KADÎM ÖĞRETİLER - KUR'ÂN-I KERÎM'İN LAFZI değil KUR'ÂN-I KERÎM'İN NAZMI - KUR'AN-I NÂTIK ile KUR'AN-I SÂMİT ( Âşıklar Kur'an'ı, canlı Kur'an'dan okurlar. ) - KUR'AN ile/ve/değil MUSHAF - AHÂDİYET ile/ve VAHİDİYET [( Tüm. İLE Tüme ait bir parça(-özellikle- "bütün"e(/"ün) değil!). ) ( Bahr-ı ahadiyet(rahmaniyet denizi)(Suyu acı). İLE Yemm-i vahidiyet(rahimiyet denizi)(Suyu tatlı). (Bu iki denizin suları birbirine karışmaz) ) ( Ahâdiyet, ağacın görünmeyen kökü ve özü. Vahidiyet, görünen gövde, dal, yaprak ve meyveleridir. ) ( Vahidiyet âleminde mânâdaki kesret ahadiyet, maddedeki kesret ise hayaldir. Maddede vücut ve mevcudiyet yok, sadece hayal vardır. ) ( Tûba Ağacı(Vahidiyet Ağacı). Kökleri yukarıda, dalları aşağıda olan ağaç. Devamlılık arz eder. Görünmeyen yaşam ağacıdır. ) ] ( Bir. Siyah nur. Asıl. Enerji olarak Enerji. İLE Herhangi bir. Vahitler arası ilişki. Birden türemiş birlerin birleşimi. Işık/ısı enerjisi olarak enerji. ) ( AHADİYET'İN: ÇİÇEĞİ: LÂLE AĞACI: SERVİ SAZI: NEY SİMGESİ: HİLÂL MEYVESİ: HURMA (BULUNMADIĞI YERDE ERİK) ZİKRİ: HU EBCED: HÜVE = 5 + 6 ( İslâm'ın şartları. VE İman'ın şartları. ) ) ( RİSÂLE-İ ELİFİYE - İBN ARABİ ) ( VAHDET = İLİŞKİ ) ( VAHDETNÂME ) ( TÜMEL ile/ve GENEL ) - VAHİDİYETTE KESRET ile KESRETTE VAHİDİYET ile KESRETTE VAHİD ( Kesreti saklayamazsın fakat birliği/tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. ) ( Asıl tevhid, kesretten sonraki tevhiddir. ) ( İş, bu kesreti tevhid etmektedir. ) ( Kesreti saklayamazsın fakat birliği, tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. ) - VÂHİD ile ÂHİD/AHAD ( Bir, ikincisi düşünülemeyen. Sıfat. İLE Tek. Zât. ) - FARK-I EVVEL ile FARK-I SÂNÎ - FARKETMEK ile/ve FARK'I FARKETMEK - FARK ile/ve CEM ( Süreli. İLE/VE Süresiz. ) - DİNSEL METİN ile KLÂSİK METİN ( RELIGIOUS TEXT with CLASSICAL TEXT ) - BÜTÜN ile TÜM "( Bütün, ("Parçaların biraradalığı", "Bütünlük", "Entegrasyon/Integration/Integrity") anlamını taşıyan bir sözcüktür. Tüm ise, (ingilizce "Whole/All") ile karşılık bulur. Parça parça olsa da, çeşitli oranlarda eksiklikler de olsa istisnasız ve ayırımsız, tamamıyla/tümüyle kapsamadır. Bütün elmalar, bütün insanlar, bütün arabalar, bütün kitaplar olmaz! Parçalarının ayrı ayrı kullanılma durumu olmayanlar için gereksiz/yersiz/fazladan bir sözcüktür "bütün". Bir saksıdaki çiçeğin tüm yaprakları söz konusuysa, "bütün yapraklar" dendiğinde, --her sözcüğün, kendi anlamını taşıdığı bilgisiyle--, ucu sararmış/kırılmış, bir parçası kopmuş yapraklar devredışı bırakılmış olur, ki biz tamamını, hepsini demek istiyoruzdur. "Bütünden Gelim/Bütüne Varım" olmaz! )" - NÂCİZÂNE ile ÂCİZÂNE - KULLARI İKNÂ ile VİCDÂNI İKNÂ - KISMET ile/ve RIZK ( Bu meyve rızkım mıdır? Yiyebilirsen rızkındır! ) - RIZK ile/ve/değil HİDÂYET - ECEL ve RIZK ( Ecel iki türlüdür: * Ecel-i Kazâ * Ecel-i Müsemmâ (Zamanı tayin edilmiş ölüm) ) ( İnsanlar genellikle gece düşerler ana rahmine. Düştükleri saatte doğar, o saatte de ölürler. Bu Ecel-i müsemmâ'dır. ) - MADDÎ RIZK ile/ve MANEVÎ RIZK ( Anadan doğanlar zamanla büyüdükleri gibi, maneviyet âlemine doğanlar da zamanla büyürler. ) ( Altına yok olmak yoktur, maneviyat gibidir. ) ( Maneviyat da altın gibi herşeyde gizlidir ve mahvolmaz. ) - KENDİNE GÖRE KISMET ile/ve AYRI KISMET - NASİP ile/ve KISMET ( Bu kurda, bu kuşa, bu da nasip olursa bana. ) - NASİP ile/ve İHSAN - NASİP ve MÜESSER - NASİP ile/ve/değil/yerine AZİM ( Nasip bilmeyip, azim biliriz. ) - PAY ile/ve NASİP - İHSÂN ile LÜTÛF -@ İHSAN ve/<> EDEB -@ İLİM ile/ve İMAN - İLİM ile HİLİM -@@ İLİM ile/ve İRFAN @( Sahip olmak.İLE/VE Olmak. ) @( Soyutlama. İLE/VE Soyutlanma. ) ( İlim; Evvel ile Ahir, Batın ile Zahir'i bilip, tüm bildiklerini en iyi/üst derecede bağlantırabilme/birleştirebilme uğraşıdır. İLE İrfan; ilmin niteliklerinin üzerine ek olarak, hikmetine sahip olup, zaman ve zeminine/mekânına göre değerlendirme yapabilme durumudur. ) ( İlim: - Kendini bilmek ve - Gayrıyı bilmek İrfan: - İlm'ul-ilim ve - İlm'un Nefs ) ( İlim: - İlm-i Hudurî ve - İlm-i Husulî ) ( İlim: - Tasavvur(Kavram) ve - Tasdik(Yargı) İlim: - Bilmek ve - Bilgi ) ( İlimde marifet zât'ı bilmektir. Eşyanın(nesnenin) akılda hasıl olan(meydana gelen) suretine ilim denir. Hariçten kattı nazarla malûma ilim denir. ) ( İlmi, asıl sahibine götürüp teslim eden kurtulur. ) @( İlim, ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır? ) @( İlim, ilim ilmektir. İlim ilim ilmektir. ) ( "İlmi öğreniniz. İlim için de dinginliği(sekîne) ve hilmi öğreniniz". ) ( Çeşm-i insaf gibi kâmile mîzân olmaz Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz. ) - İRFAN ve/> FERÂSET/FİRÂSET ( ... VE/> Gözle bir şeyi fark etmek. İrfanın gözden zuhur etmesi. ) ( Menşei/menbaı kalptir. VE/> Menşei irfandır. ) - İLM-İ ZÂHİR ile/ve İLM-İ BÂTIN ( İlmi- Zâhir ve Bâtın'ın çok çeşitleri vardır: İlm-i imân, ilm-i İslâm, ilm-i ihsan, ilm-i ikân, ilm-i tövbe, ilm-i zühd, ilm-i takva, ilm-i ihlâs, ilm-i mârifet-i nefs, ilm-i mârifet-i dil, ilm-i tezkiye-yi nefs, ilm-i tezkiye-yi dil, ilm-i hitab, ilm-i nidâ, ilm-i kelâm, ilm-i mükâşefe, ilm-i tevhîd, ilm-i tecelli-i zât, ilm-i tecelli-i sıfat, ilm-i makamât, ilm-i ahvâl, ilm-i kurb, ilm-i vusûl, ilm-i fenâ, ilm-i bekâ, ilm-i sekr. ) ( Her ilmin kendine göre perdeleri vardır. ) - İLM-İ ZÂHİR/İLM-İ BÂTIN ile/ve İLM-İ LEDÜN ( İlimler üç bölüktür. - Sülûk yoluyla elde edilen ilim. - Keşfe dayanan ilim. - Sırra bağlı ilim.(Hiçbir şekilde belirtilmez. ) ( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. ) ( Ledün ilmi, öğrenmek değil, unutma ilmidir. ) ( Bildiklerimizi unıta unuta, ilimsiz bir ilim zuhur eder. ) ( Bilip unutacağız, sıra kendimize gelecek. Kendimizi de, önce bileceğiz, sonra unutacağız. ) ( Bugünkü Cennet-i İrfâna dahil olsalar uşşak, Yarınki va'dolan hûri veyâ gılmanı neylerler... ) - İLİM ve/> İMAN ve/> ÎKAN ve/> İHSAN - ZÜLCENAHEYN: İLİM ve HİKMET ve AŞK ve MUHABBET - İLİM'DE: RÜSÛH EDEN/LER ile/ve RÜŞTE EREN/LER - İLM-İ SİYASET ile/ve İRFAN - İRFAN ve SADAKAT - İLİM('İ) ile/ve MAL('I) ( İsteyene verir Allah. İLE/VE İstediğine verir Allah. ) - HÂTIR > İLM-İ LEDÜN ( Fütûhât, Sünûhât, Zuhûrât, İlhâmât İLE ... ) - HAYIR İLE İLGİLİ HÂTIR ile ŞER İLE İLGİLİ HÂTIR - HAYIR ile/ve ŞER ( Cennetlik ameller. İLE/VE Cehennemlik ameller. ) - HAYIR ile İSÂBET ( YA RABBİ! HAYIRLAR YAZ BAŞIMIZA İYİLER ÇIKAR KARŞIMIZA ) - CENNET ile/ve CEHENNEM/TAMU ( İyilerin, iyiliklerin, hayrın tekâbül ettiği yer. İLE/VE Şerlerin, şerlilerin tekabül ettiği yer. ) ( CENNET: Kuyu. ) ( CENNET: Uçmak[Eski Türkçe]. ) ( Cennet, insanın kendini bu âlemde, herkesten, herşeyden küçük görmesidir. ) ( Nefis ölmeden, benlik ve gurur gitmeden, gönül cennet olamaz. ) ( Cennet'le Cehennem'in kapıları birdir, aynıdır. Kalbimizi temizlersek o kalp cennet olur, temizlemezsek cehennem kapısı. ) ( Cennet kapıcısının adı Rıdvan, yani Allah'ın her yaptığına râzı olmaktır. ) ( Cehennem kapıcısının adı ise Malim'dir. Yani herhangi bir şeye sahip çıkmak, "Bu benimdir!" demek. ) ( Cennetin ebedî zevk olduğu anlaşılınca o da kalmaz. ) ( Cehennemin, cehil olduğunu bilip hazmettikten sonra, cehennem kalmaz. ) ( Yusuf makamı, kuyudan, Cehennem'den kurtulma makamıdır. ) ( En büyük cehennem cehalet, en büyük cennet de İlâhî zevktir. ) ( Bu âlemde kimi haksız görüyorsak, başladı içimizde cehennem. ) ( [Fars.] ... ile/ve DÛZAH ) ( [Ar.] ... ile/ve NÎRÂN, DÂR-ÜS-SAÎR | SİCN/SİCCÎN ) ( [İbr.] GEHENNA: Çöp yakılan yer. ) ( [İng.] HEAVEN with/and HELL ) ( [Çince] TIAN ile/ve ... ) - AĞAÇ ile/ve TÛBÂ AĞACI ( ... İLE Tûbâ ağacı insandır, meyvesi de Kelâm'dır. ) - EFDAL ile HAYIR/LI ( ... İLE Bu varken buna bakılmaz anlamında kullanılır. ) - EFDAL ile/ve EKMEL - İLİMLERİN AMACI ile/ve AMELLERİN AMACI ( Tevhid. İLE/VE İstikâmet. ) - TEVHİD ile/ve AMEL ( İlimlerin amacı. İLE/VE Amellerin amacı. ) ( Amellerin en hayırlısı, az da olsa sürekli olandır. ) ( Tevhid insan üzerinedir. ) - TEVHİD ve SEVGİ - TEVHİD-İ EF'AL ve TEVHİD-İ SIFAT ve TEVHİD-İ ZÂT ( FİİLLERİN BİRLİĞİ ve NİTELİKLERİN, BİLGİNİN BİRLİĞİ ve KENDİSİNİ DIŞLAŞTIRABİLME OLANAKLILIKLARI ) ( İLKELERİ: HAYR ve DOĞRULUK/SIDDIKİYET ve GÜZELLİK/CEMÂL ) ( A ve S ve K ) ( AYN ve SİN ve KAF ) ( KİŞİ ) ( 3 NOKTA, ŞIN ) ( HARF-İ MUKEDDÂ ) - TEVHİD ve SÜKÛNET ( Tevhid sükûnettir. ) - CEM ile İCMAL - CEM ile/ve/değil TEVHİD - AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK - FITRAT ve HANİF ( Donanım. Varlık. VE Birliğe getirmek. ) ( Aslî olan, insanın fıtratında varolandır. ) - KEYFÎ ile/ve/değil/yerine FITRÎ - CÂZİBE ile NÂMİYE ile HASSÂSE ile MÜDRİKE ( Taşlarda olan can/ruh. İLE Bitkilerde olan can/ruh. İLE Hayvanlarda olan can/ruh. İLE İnsanda olan can/ruh. ) - HAYVÂNÎ RUH ile RÛHREVÂN ile İZÂFÎ RUH (CÂN-I CÂN-I CAN) - NEFS ile RUH - VEHBÎ İLİM ile KİSBÎ İLİM - İLM-İ NAHV ile İLM-İ MAHV - İLM-İ CEFR(/CİFR) ile İLM-İ REML ile İLM-İ VEFK ( Güyâ kayıptan haber veren "ilim". İLE Bir takım nokta ve çizgilerle kayıptan haber verme dolandırıcılığı. İLE Tılsımlı dua, muska. - SAHV ile/ve MAHV - TELÂKKİ ile TERAKKİ - RÜYÂ ile HAYAL ( Rüya görmekte olduğunuzu gerçekten anlamadınız. Tutsaklığın özü de budur - gerçek ile gerçek olmayanı birbirine karıştırmak. ) ( Rüya gördüğünüzü anladığınız anda, uyanacaksınız. Fakat anlamazsınız çünkü rüyanın devam etmesini istersiniz. ) ( Sorununuz rüya değil, rüyanın bir kısmından hoşlanıp bir kısmından hoşlanmamaktır. ) ( Bir gün gelecek, rüyanın sona ermesini tüm aklınız ve gönlünüzle özleyeceksiniz ve bunun bedeli her ne olursa ödemeye istekli olacaksınız. ) - RÜYÂ ile/ve/değil MÂNÂ - HAYAL ile VEHİM - VEHİM([çoğulu] EVHÂM) ile MİSAFİR-İ GAYBİ ( Kuruntu, yersiz korku. Şüphe, tereddüt. İLE Zaman zaman insanın aklına gelen kötü düşünceler.[Gelip geçicidir!] ) -@@ VEHİM ile AKIL ( Vehmin görevi insanı korkutmak, aklın görevi ise uyarmaktır. ) @( Akıldan istedim delâlet, akıl verdi dalâlet. ) - AKIL ile CEHÂLET ( Akıllı olduğu için şeytanı ahmağa tercih ederim ama şeytana uymam. ) ( Akılsız dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun. ) ( Eğer akıl resmedilebilseydi güneş karanlığa gömülürdü; cehalet resmedilebilseydi gece onun yanında aydınlık kalırdı. ) - AKIL ve BEDEN ( İnsan hem kafasını [Hüvelbâtın]ını, hem de bedenini [hüvezzahir]ini kullanabilmelidir. ) - AKIL ile NAKİL - AKIL ile/ve RIZÂ - AKIL ile/ve KALP ( Su. İLE/VE Toprak. ) - BEYÂNİ AKIL ile/ve BURHÂNÎ AKIL ile/ve İRFÂNÎ AKIL - AKLÎ BİLGİ ile/ve NAKLÎ BİLGİ - NAKLÎ BİLGİ ile/ve KEŞFÎ BİLGİ - MALÛMÂT ile/ve/değil HAL ( Hâlsiz ilim, ihyâ edeyim derken imhâ eder. ) - İSTENÇ(İRÂDE) ile/ve BULUNÇ(KEŞF) - HUDÛRÎ ile HUSÛLÎ ( Sufi'nin bilgisi. İLE Âlim'in bilgisi. ) - AKIL ve HİKMET - AKLÎ HİKMET ile/ve HAKÎKÎ HİKMET ( Felsefe. İLE/VE Tasavvuf. ) - KONUŞULABİLİR HİKMET ile/ve KONUŞULAMAZ HİKMET ile/ve ARADA OLAN - HİKMET ile/ve LÜTÛF - DİNÎ BİLGİ ile/ve İLMÎ BİLGİ ile/ve İRFANÎ BİLGİ ( Savm-ü-salât-ü Hacc ile sanma biter zâhid işin, İnsan-ı Kâmil olmaya, lâzım olan, irfân imiş ) - MAHÂRET ile/ve MÂRİFET - İSTİ'DÂD ile/ve KÂBİLİYET - HİKMET = TEMİZLİK - HİKMET ile NUTUK - BİR ŞEYİN DİNÎ OLMASI ile BAŞKA BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN DİNİN ARAÇ OLARAK KULLANILMASI - CEHÂLET ile İLİM ( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. ) ( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. ) ( İlmin saati, feyzi belli olmaz. ) ( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. ) ( İlim taliplerine melekler kanatlarını serer. ) - İLİM ile AMEL ( [Nedenini] Temellendirerek ve gerekçelendirerek ortaya koyuş. İLE [Nedenlerini] Göstermeden anlatmak. ) - AMEL ile UYGULAMA(TATBİK) - EF'AL ile/ve AMEL - AMEL ile FİİL ( Sıfatla birlikte kullanılır. İLE Hareketin dışına çıkmak. ) ( İnsan amel eder. İLE Allah'ın fiili vardır. ) - NİYET ile/ve AMEL ( Niyet, kalbin ubudiyeti. İLE Amel, azaların/uzuvların ubudiyeti. ) ( Önce Niyet, sonra Amel. ) ( Niyet hayır, akıbet hayır. ) ( Niyet bâtın, amel zâhirdir. ) ( Müminin niyeti amelinden üstündür. ) ( NİYET: Âdet ile ibâdeti ayıran şey. ) - NİYET ile/ve KIBLE - NİYET ile/ve İRÂDE ( İnsan, Ahsen-i Takvim'dir, iradesi elindedir. İsterse yakasını bu âlemden kurtarır, isterse içine düşer. ) - NİYET ve İSTEK/TALEP -@ NİYET ve/<> TERCİH -@ TEMİZ NİYET ve TEVEKKÜL - CİHAN-NÜMÂ ile/ve KIBLE-NÜMÂ ( Pusula. İLE/VE Kıble'yi gösteren. ) - HAREKET-İ MÜSTAKÎME ile HAREKET-İ UFKİYE ile HAREKET-İ MENKÛSE - HAREKET ile/ve HİKMET - BİLMEK ile TANIMAK - BİLMEK ile/ve GÖRGÜ ( Görgü, aşka göredir. ) ( Görgülü kuşlar, gördüğünü işler. ) - BİLGİÇ ile BİLGİN ile BİLME -@@ ÂMÂ ile KÖR @( Köre renk, sağıra ahenk olmaz! ) - ULEMÂ-İ RÜSÛN ile ULEMÂ-İ MUHAKKİKİN -@@ ÂLİM ile/ve ÂRİF ( Âlim; Evvel ile Ahir, Batın ile Zahir'i bilen, tüm bildiklerini en iyi/üst derecede bağlantırabilme/birleştirebilme seviyesine ulaşmış kişi. İLE/VE Ârif; alimin niteliklerinin üzerine ek olarak, hikmetine sahip olup, zaman ve zeminine/mekânına göre değerlendirme yapabilen kişidir. ) ( Fikir üretir. İLE/VE Akıl üretir. ) ( Doğru hisse sahip olandır. İLE/VE Doğru sonuca sahip olandır. ) ( Sorunları/engelleri çözer/çözebilmelidir. İLE/VE İnsanları çözer. ) @@( İlmini ölümlüden tahsil eden. İLE/VE İlmini ölümsüzden alan. ) ( Eşyanın (kesret) hakikatini inceler. İLE/VE Tek'in (letâfet) hakikatini inceler. ) ( Ârifler, ilimsiz, gözsüz, habersiz, müşahedesiz, sıfatsız ve perdesiz görürler. ) ( Ârifler meclisine git de, istersen uyu. ) ( Âlim, bir konuyu ilm-el yakîn; Ârif, ayn-el yakîn olarak bilir. ) ( Âlim fikir/hüküm icâd eder; Ârif, akıl icâd eder. ) ( Ölümlüden ilmi alan. İLE Allah'tan ilim sahibi olan. ) ( Meselerle, konuşmakla, hükümleri icrâ etmekle adâleti teskin eden zât. İLE Gördüğü şey üzerine insana hali vermekle sekinete ulaştıran zât. ) ( Yarım âlim dinden, yarım doktor candan eder. ) ( Âlimlerin en faziletli ilmi sükûttur. ) ( Asıl güneş, âşıkların, âriflerin kalplerinden, gözlerinden doğan güneştir. ) -@ ÂRİF-İ MÜKEMMEL ile/ve/değil ÂRİF-İ MÜKEMMÎL - ÂRİF ile/ve ZARÂFET - ÂRİF ile/ve ZARİF - İLMULLÂH ile/ve/değil/yerine MARİFETULLÂH ( Allah'ı bildim" cümlesinde bilmek anlamında ilim sözcüğü kullanılmaz. Çünkü, filozof ve kelâmcılara göre ilim, tümellere ilişkin olduğundan, Allah'ın zâtını bilmek(ilim) mümkün değildir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Bilmek(ilim) yerine Marifet kullanılır. Çünkü Marifet filozof ve kelâmcılara göre tikellere ilişkindir. ) - ÂLİM ile KUDEMÂ ( ... İLE Eski âlimler. ) - ALÎM ile ÂLİM ( Önceden bilmeme olasılığı olmayan. İLE Sonradan bilen. ) ( Âlim denilebilir ama ALÎM denmez. Allah'ın adıdır.[El-Alîm] "Abdul Alîm" olabilir ama sadece "Alîm" olmaz/denmez. ) - ÂLİM ile/ve/değil NÂKİL - MOLLA ile/ve KULAK MOLLASI - MOLLA ile SOFU - MOLLA değil MEVLÂ - ÂGÂH ile ÂRİF - ÂRİF ve ÂGÂH ve HEMDERT - VÂKIF ile/ve ÂGÂH ( Sahip olan. İLE/VE Farkında/uyanık olan. ) - ÂRİF ile MUHLİS - ÂRİF ile ARRÂFE - FERZÂNE: Hâkim, bilgili, filozof kişi. | Nefsânî bağlantılardan sıyrılmış olan derviş. - YUNUS EMRE ile/ve İSMAİL EMRE - RABİA: İLK BAYAN MUTASAVVIF ( HASAN'ÜL BASRÎ'NİN EŞİ/REFÎKASI ) - SÛFÎ ile MUTASAVVIF ( Tevhidi kendi bünyesinde evrensel boyutta yaşayan kişi. İLE Bununla ilgilenen, o yola çıkan kişi. ) - SÛFÎ ile İŞRÂKÎ - SÛFÎ'NİN BİLGİSİ ile ÂLİM'İN BİLGİSİ ( Hudûrî. İLE Husûlî. ) - BÂDELİ ÂŞIK ile BÂDESİZ ÂŞIK - EHL-İ NAZAR ile EHL-İ KEŞF - KEŞF-İ KUBÛR ile/ve KEŞF-İ KULÛB - EHL-İ CENNET ile EHL-İ NÂR - DERVİŞ ile KEŞİŞ ( Dinde, tasavvufta keşişlik (de) yoktur. ) - NEZÎR ile/ve BEŞÎR ( Korkulacak şey, henüz ortada yokken, musibet başa gelmeden önce uyaran kişi. İLE/VE Nimetleri, ikramları henüz kendisine ulaşmadan önce o nimetlerin güzelliğini gösteren, bildiren kişi. ) ( Korkutucu değil, uyarıcı. ) ( Kur'an-ı Kerim'in adlarındandır. ) ( Allah'ın 1001 esmasındandır. ) - KELÂMCI(MÜTEKELLİM) ile FİLOZOF(HUKEMA) ( Onlar, "Ve nefahtü"den, yani kelâmdan gıda alırlar. ) - SÛFÎ ile FİLOZOF(HUKEMA) ( Hakikati, eşyanın hakikatini bilir. İLE Hakikatleri bilir. ) - HACI ile/ve/değil HACE ( HACE BEKTÂŞÎ VELÎ ) - TÂCİR/TCR: TAKÎ - CESUR - RAUF - KUTB-ÜL İRŞÂD ile KUTB-ÜL TASARRUF - KUTB-ÜL İRŞÂD ile/ve KUTB-ÜL MED'AR - KUTB ile/ve KUTB-U ÂLEM - GAVS-I URÛC / GAVS-I NÜZÛL - GAVS-I ÂZÂM / KUTB-U ÂLEM - SÂMÎ ile SEMÎ ( Zaman zaman duyan. İLE Sürekli duyan. ) - ASHAB/SAHÂBE ile İHVÂN - ASHAB ile/ve TABİİN ile/ve TEB-İ TABİİN >>> ~ - ASHAB ile/ve ÂLİM - SAHÂBE ile SELEF-İ SÂLİHİN - İHVÂN ile DERVİŞÂN ile MÜRÎDÂN - MUHLİS ile/ve MUHLÂS - MÜNTESİB ile MUHİBBÂN - MÜDÂVİM ile/değil MUHİBBÂN - İNÂYET ile HİMMET ile FEYZ - HİMMET ile/ve ŞEFAAT -@ ŞEFAAT ile BAĞIŞLAMA - İNTİSÂB ile/ve İMTİSAL - MEŞGUL OLMAK ile/ve HEMHAL OLMAK - FEYZ ve EDEB -@@ KERÂMET ile/ve İSTİDRÂC ( İki ayak üzerinde durabilmek en büyük kerâmettir. ) - KERÂMET ile/ve/değil KESİN ZEKÂ - HİMMET ile KERÂMET - EHL-İ BEYT ile ASHAB/İHVAN ( ... İLE İlkeleri içselleştirip, paylaşanlar. ) - MUVAHHİD ile ÜMMET-İ MUHAMMED - ÜMMET-İ DÂVET ile/ve ÜMMET-İ İCÂBET -@@ KİŞİLERE/İN DAVET(İ) ile/ve NESNELERE/İN DAVET(İ) ( Gel diyene ar eyleme, gelme diyene dar eyleme! ) - İDDİA ile/değil/yerine DAVET - ÜMMÎ ile ÜVEYSÎ - RİSÂLET ile/ve ÜVEYSÎLİK ( Eğitim. İLE/VE Deha. ) - TEBERRÜKEN ile ÜVEYSÎLİKLE - CEMAAT ile İHVÂN - CEMAAT ile/ve CEMİYET - VAKIF ile/ve CEMAAT - SÜRÜ ile/değil TOPLULUK/CEMAAT - SÜRÜ(N)MEK ile SÜRÜKLE(N)MEK - EHLULLÂH ile EVLİYAÛLLÂH - HALİFE ile/ve KUL - EBÜ'L VAKT ile İBN-İ VAKT - ER değil/yerine NÜFUS - ATEİST ile DİNDAR-ATEİST - DİNDAR ile ATEİST-DİNDAR - MUKÎM ile KÂİM ( Sürekli aynı işi yapan kişi. İLE O anda, geçici. ) - TALEBE ile SÂLİK - TALEBE ile MÜRİD - MÜRİD ile HALÎFE - ANNEDEN DOĞAN ile/ve "MÜRŞİTTEN" DOĞAN - ANNEDEN DOĞAN ile/ve "BABADAN" DOĞAN - ANNEDEN DOĞAN ile/ve KENDİNDEN DOĞAN ( Kendinden doğan, kendisinden kurtulan kimse insandır. ) ( Kanın ve endişenin ötesine geçmeyen, insan değildir. ) - HİTAB ile/ve MUHATTAB - VEKÂLET ile/değil İCÂZET - İCÂZET ile/değil HİLÂFET - SELÂHİYET ile/ve İCÂZET - EHLİYET ile/ve SELÂHİYET - İZİN ile/ve İCÂZE - İCÂZE ile/ve TEKBİRLEME - TEKBİR ile/ve İFTİDAH TEKBİRİ - TEKBİRLEME ve KEMER KUŞATMA/FATİHA'SINI OKUMA - MÜBEZZİR ile MÜSRİF - MEMUR ile MECBUR - MÂKAM ile MAHLÂS - SÂZENDE ile/ve HÂNENDE ile/ve RAKKÂSE ( Enstrüman çalan. İLE/VE Musikî icra eden. İLE/VE Semâ eden. ) - SEYYİD(LİK) ile EFENDİ(LİK) - MÜSTEKBİR ile/değil MÜTEKEBBİR -@ TEBELLA ile/ve TEBERRA - SÂLİK ile MECZUB - SÂLİK-MECZUB ile MECZUB-SÂLİK - MECZUB ile/değil MECZUB MEŞREP - DELİ ile MECZUB ( Akl-ı maaş'tan kayan. İLE Akl-ı maad'dan kayan. ) - UBÛDİYET ile UBÛDET ( Kulluk. İLE Aşk ve şevk. ) - ÖZGÜR ile TUTUKLU ( İnsan, kendi iradesiyle kendini sınırlarsa Özgür. İLE Başkasının iradesiyle sınırlanırsa tutuklu. ) ( Rahat olduğunda sıkıl ki, sıkıldığında rahat et! ) - ULÛLELBAB ile ULÛNNÜHA - TÛL-U NAMÜTENÂHİ ile VÜS'-U NAMÜTENÂHİ ( Sonsuz uzunluk. İLE Sonsuz küresel genişlik. ) - MEVLÂNÂ ile/ve İBN ARABÎ ( Şiir. İLE/VE Nesir/Düzyazı. ) - SELAHATTİN ZERKÛNÎ ve MEVLÂNÂ - MÜNEVVER ile ULEMÂ - ASHAB ile MÜCTEHİD - VEZİR ile/ve NEDİM - MÜ'MİN ile MÜHAKKİK ( Mü'minin yüzü güleç olur. ) - MÜTEKADDİMÎN ile/ve MÜTEAHHİRÎN - MÜSLÜMAN ile/ve MÜMİN ( Müminler kınayanın kınamasından korkmazlar. ) ( Mümin'in: Yakası bitten, paçası itten, başı yezidden kurtulmazmış. ) ( Mü'min ölmez, bir evden bir eve göçer. ) - MÜSLÜMAN ile/ve SALİH - MÜSLÜMAN ile/ve MÜVAHHİT - MÜMİN-İSLÂM-İHSAN - MÜMİN/ZÂKİR ile GÂFİL/KÂFİR ( Zikrettiğinin farkında olan. İLE Zikrettiğinin farkında olmayan, zikrettiğini idrak edemeyen. | Güzeli görmeyen. ) - MEZUN: KENDİSİNİ KURTARACAK KADAR ile BAŞKASINI KURTARACAK KADAR - MUHARRİK ile MÜTEHARRİK - HAFIZ ile HÂFIZ ( Hıfz edici, saklayıcı. İLE Kur'ân-ı Kerim'i ezberleyen kişi. ) - HAFIZ ile HAFÎZ - HAFIZ ile HÂFIZ - HAFIZ ile/ve KUR'A HÂFIZI - BELLEMEK ile/ve/yerine EZBERLEMEK(fars.) ( ... İLE/VE/YERİNE Kalbe yazmak. ) - HAFIZA ile/ve ZİKİR - RAUF ile/ve RAHÎM - İMAM('ın yap(ma)tığı) ile CEMAAT('in yapma(ma)sı gerekenler) ( * İmam kunut okumazsa cemaat de okumaz. * İmam bayram namazlarındaki tekbirleri yapmazsa, cemaat de yapmaz. * İmam dört rekatlı namazın ikinci rekatinde oturmazsa cemaat de oturmaz. * İmam secde ayeti okuyup secde etmezse cemaat de etmez. * İmam secde-i sehiv etmezse cemaat de etmez. ) - İMAM ile/ve 1 - İMAM ve FATİH ( ... VE İmamın arkasında bulunan kişi. Saf tutulurken hiza alınan kişi. ) ( ... VE Nefsini feth eden. ) - İMAM ile/ve SAĞLIK ( Sağlık olmazsa saadet olamaz. ) - İMAM ile/ve GÖZETİLEN KALP -@ DÖRT İMAM/EİMME-İ ERBAA[Ar.] ( * Ebû Hanîfe * Ahmed bin İdrîs-es-Şâfiî * Mâlik bin Enes * Ahmed bin Hanbel ) - ÂCİZ ile NÂÇAR - KELÂM ile/ve AKÂİD ( Gövdemizi nasıl gıda büyütüyorsa, aklımızı da sevgi ve kelâm büyütür. ) ( Kelâmı anladıktan sonra harfler canlanır. ) ( Kelâm, söyleyenin değil, dinleyenindir! ) - MUKADDES/KUTSAL ile/ve/değil MÜBÂREK/İDUK ( Kutsallık herşeye verilmez. ) - ÂYET ile HADİS ( Âyet + Hadis = Nass ) ( BELGÜ ile ... ) - HADİS-İ KUTSÎ ile/ve ÂYET - HADİS-İ KUTSÎ ile/ve HADİS-İ ŞERİF - SÛRE ile/ve ÂYET - ÂYET ile/ve AŞİR ( ... İLE/VE On ayetlik bölüm. ) - ÂYÂT-I İLMÎYE ile/ve ÂYÂT-I KEVNÎYE ( Peygamberlere Cebrail aracılığıyla indirilmiş ayetler. İLE/VE Tüm âlem. Kainattaki herşey Allah'ın tüm ayetleridir. [Okuyabilene aşk olsun!] ) - SÛRE ile MİZMÂR[Ar.] ( ... İLE Zebûr'un her bir sûresi. ) - DOGMA ile ÂYET - İNCİR ve ZEYTİN ( TİN ve ZEYTÛN ) - HADİS ile TEFSİR - HADİS-İ KUTSÎ ile HADİS-İ ŞERÎ - HADİSLER'DE: MERFU ile MEVKÛF ile MEKTÛ - TEFSİR ile/ve/yerine TEVİL ( Olaylara bağlı. İLE/VE/YERİNE İlkelere bağlı. ) - ŞERH ile TEFSİR - TEFSİR ile TÂBİR -@ TEFSİR ile/ve ŞERH - TÂBİR ile/ve TEVİL - TEVİL ile/ve ŞİİR ile/ve METAFİZİK - İSMAİLÎ-BÂTINÎ TEVİL KURAMI ile/ve MUTEZİLE TEVİL KURAMI - TEFSİR ile MEAL - ŞERH ile TEFSİR - ÖZET ile ŞERH - METÎN ile/ve ŞERH - ŞERH ile CERH - ŞERH ile/ve HÂŞİYE - TÂLİK ile TÂLİK'UT TÂLİK(ÂT) - LÛGAT ile KAMÛS ( Hakikî. İLE Sözlük/Ahit. ) ( Sözlük. İLE Büyük sözlük. ) - SEBA'L-MESÂNÎ: FATİHA SURESİ ( Tekrarlanan yedi ayet. ) ( Yüzdeki yedi hattı [iki kaş, dört kirpik ve bir saç] karşılar. ) -@ FATİHA ile HER REKATIN FATİHA'SI - ELİF - LÂM - MİM ( ALLAH - KÂİNAT - MUHAMMED ) - EBCED'İN ANLAMLARI(NI) ( Dört ana esas noktada: 1. Ebced(Elif, Ba, Cim)(Doğuda)(Allah, el-Bari, el-Celil, ed-Daim): Ey tâlib sen başla. 2. Hevvez(He, Vav, Za)(Batıda)(el-Hadi, el-Vehhab, el-Vedud): İşit. 3. Huttî(Ha, Tı, Ya)(Kuzeyde)(el-Hakim, el-Batın): Haberdâr ol. 4. Kelemen(Kâf, Lâm, Mim, Nun)(Güneyde)(el-Kerim, el-Latif, el-Melik, en-Nur: Söz öğren. Dört yan noktada: Sâ'fas(Sin, Ayn, Fa, Sad)(Kuzeydoğuda)(es-Selâm, el-Alim, el-Ferd, er-Rauf, es-Sabur): Çabuk öğren. Karaşet(Kaf, Ra, Şın, Te)(Kuzeybatıda)(el-Kadir, er-Rahman, eş-Şehid, et-Tevvab): Tertiple oku. Dahaz(Peltek Se, Hı, Zâl)(Güneydoğuda)(el-Varis, el-Habir, el-Müzill): Hakk'la tut. Dâzığ(lan)(Dad, Zı, Gayn)(Güneybatıda)(ez-Zahir, el-Gafur): Tamâm eyle. ) ( EBCED DEĞERLERİ ) - EBCED'İN ÇEŞİTLERİ(Nİ) KÜÇÜK EBCED HESABI(CÜMEL-İ SAĞİR) ile EN KÜÇÜK EBCED HESABI(CÜMEL-İ ASGAR) ile BÜYÜK EBCED HESABI(CÜMEL-İ KEBİR) ile EN BÜYÜK EBCED HESABI(CÜMEL-İ EKBER) ( Bknz. HARFLERİN İLMİ - İBN ARABÎ[ÇEV: MAHMUT KANIK] - ASA YAY. ) - EBCED HESÂBI ile/değil EBCED - CEVHER[Ar.]: Ebced hesabına göre yalnızca noktalı harflerin toplamının verdiği tarihtir. - HARFLER ( Rüyada görülenin Arapça'daki kelime karşılığının ilk harfine göre ) ( Elif: Mertebesi yüce olan kişiye delâlet eder. Be: Rahat ve mutlu olan kişiye delâlet eder. Te: İstediğini elde etmeye delâlet eder. Se: Yardım göreceğine delâlet eder. Cim: Düşmana galip gelmeye delâlet eder. Ha: Ululuğa yetişmeye delâlet eder. Hı: Murâdına erişmeye delâlet eder. Dâl: İsteklerine kolayca erişmeye delâlet eder. Zel: Çok mal kazanmaya delâlet eder. Rı: Mal ve ünvan kazanmaya delâlet eder. Ze: Dininin ve inancının kuvvetli olduğuna delâlet eder. Sin: Korkudan emin olmaya delâlet eder. Şın: Yaptığına pişmân olmaya delâlet eder. Sad: İlminin çoğalmasına delâlet eder. Dâd: Çok mal elde etmeye delâlet eder. Tı: Düşmanlarına galip olmaya delâlet eder. Zı: Gariplere acımaya delâlet eder. Ayn: Gönlün karışık bir halde olmasına delâlet eder. Gayn: Kendisine zulmettiğine delâlet eder. Fe: Düşmana karşı yardımcı bulmaya delâlet eder. Kaf: Ünvan sahibi ve zengin olmaya, isteklerine kavuşmaya delâlet eder. Kef: Bir haber almaya delâlet eder. Lâm: Korktuğundan emin olmaya delâlet eder. Mim: Muradına erişmeye delâlet eder. Nûn: Üzülmeye delâlet eder. Vâv: Gereksinimini elde etmeye delâlet eder. He: Her yerde üzüntü içinde olmaya delâlet eder. Lâmelif Ye: Namazı ve itâatı çok olmaya delâlet eder. ) - VAV: Herşeyle her şey olan yön. - HURÛFÎ(LÎK) ile/ve/yerine SÜRÛRÎ(LİK) - MUAMMA'LARDA: Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler. ( elif: ah, boy, burun, insan, ok, samanyolu, yol. cîm: kakül, zülf. dâl: boy, zülf. râ: boy, hançer, kaş, kılıç. sîn: diş, tarak. sad: göz. 'ayın: göz, nal. lâm: boy, tuzak, zülf. mîm: ağız, yüzük, zerre. nûn: boy, devat, hilâl, kâse, kaş, tırnak izi, yay. hâ: ağız, ay, göz, yanak. nokta(.): ağız. ) - SECÂVEND[Fars.]: Kur'ân-ı anlama uygun doğru okumak için konulan işaret/ler. ( "Kaf" durmayı, "sad" geçmeye ruhsatı, "cim" durma ya da geçmenin câiz olduğunu, "mim" muhakkak surette durmayı gösterir. ) ( Bu işaretleri koyan zâtın memleketi olan "Secâvend" şehrinden alınmıştır. ) - HADİS ile HÂDİS(E) ( Peygamber sözü. İLE Meydana gelen. ) - HÂDİSE ile/ve GÖSTERGE - FANİ ile FÂNİ ( Işık şiddeti. İLE Ölümlü, gelip geçici. ) - VÂCİP ile MÜMKÜN ( Varlığını kendisinden alan. İLE Varlığını dışarıdan alan. ) - ZARÛRÎ İSTİDLÂL ile MÜMKÜN VE İKNAİ İSTİDLÂL "( Gerekirlilik/Belirleme/Dettermine. İLE Olanaklı/Mümkünlü/Belkililik/Cidal. )" "( Doğa. İLE Tin. )" ( FARÂBÎ ) ( Bkz. HİLMİ ZİYÂ ÜLKEN - İSLÂM DÜŞÜNCESİ - ÜLKEN YAY. ) - KADÎM ile HÂDİS - VÂCİP ile KADÎM - MÜMKÜN ile HÂDİS - EZEL ile KADÎM - FARZ ile VÂCİP - FARZ ile SÜNNET - FARZ ile NÂFİLE - FARZ ile/ve/değil İMAN - FARZ ile FARZ-I KİFÂYE - FARZ-I AYN ile/ve FARZ-I KİFÂYE - 32 FARZ ile/ve 54 FARZ - İSLÂM'IN 5 ŞARTI ve "İSLÂM'IN 6. ŞARTI" ( Zorunluluk/Cebrî. Dışsal. VE İrâdî. İçsel. ) ( İslâm'ın şartı beştir, altıncısı Haddini Bilmek'tir. [7. şartı da haddini bilmeyene haddini bildirmek!] ) - ÂDET ile SÜNNET ( Âdetleri âdet etme, âdeti terk etme! ) - ALIŞKANLIK ile SÜNNET - SÜNNET ile/ve MUHABBETE BİNAEN YAPILAN SÜNNET - SÜNNET ile/ve MÜEKKED SÜNNET - SÜNNET-İ HÜDÂ ile/ve SÜNNET-İ ÂDET - 8 FIRKA ile 32 FIRKA - BEDEL ile ZEKÂT - MADDÎ ZEKÂT ile/ve MÂNEVÎ ZEKÂT ( Malı temizler. İLE/VE Nefsi temizler. İlim ve sevgiyle verilir. ) ( Olgun bir meyve koparılmaz da sapının ya da çöpünün üstünde kalırsa, tevek onu sömürür, meyvenin içindeki gıda, geldiği yere geri gider. ) - MİSTİK ile/ve MÂNEVÎ ( Aklımızın havalarını, arzu ve emellerini çıkarırsak, bu küre bizi kaldıramaz. ) - MÂKULÂT ile/ve MÂNEVİYAT - SEBEP ile SEBEB-İ HİKMET - KİTAP ile MUSHAF ile KUR'AN-I KERİM ( * KUR'AN-I KERİM(Zat'ı temsil eder.) * İNCİL("YENİ AHİT" diye de geçer.)(İsimler tecellisidir.) * TEVRAT: Beş kitap. ("ESKİ AHİT" diye de geçer.)(Sıfatlar tecellisidir.) * ZEBUR(Fiiller tecellisidir.) ( Zebur'u ilkokul, Tevrat'ı ortaokul, İncil'i de lise öğrenimine benzetecek olursak, Kur'an yüksek öğrenime benzer. ) - MUSHAF ile SUHUF[< SAHİFE] ( ... İLE Dört kitap dışında gönderilen sayfalar/emirler. [Hz. Âdem'e 10; Hz. Şît'e 50; Hz. İdris'e 30; Hz. İbrahim'e 10 emir.] - KİTAB-I TEKVİNÎ ile/ve KİTAB-I TEDVİNÎ ( Kainat Kitabı. İLE/VE Kuran-ı Kerim. ) - SUSKUN KİTAP ile/ve KONUŞAN KİTAP - KIRAAT ve TİLÂVET ve MAKAM - KUR'AN'DA ÇOĞULU OLMAYANLAR * İLİM * DİN * NUR * HAKK * AŞK - MUHKEM ile/ve MÜTEŞÂBİH - FÂTİHA SURESİNİN ADLARI ( *Fâtiha, *Ümmül-Kur'an, *Seb'ul Mesânî, *Ümmül Kitap, *Esas, *Vâfiye ve Kâfiye, *Kenz, *Hamd, *Salât, *Sükür Suresi, *Dua Suresi, *Şâfiye ve Şifa Suresi, *Meseleyi Tâlim, *Münacaat Suresi, *Nur Suresi, *Tefviz Suresi ) - FÂTİHA SURESİNDEKİ DÖRT ANA İLİM ( *Akâid, * Fürû' İlmi, *Ahlâk İlmi, *Kıssalar ve Haberler İlmi ) - TEŞRİ ile FETVÂ - FETVÂ ile/ve TAKVÂ - İCTİHAD ile FIKIH ( Dil + Anlam. Büyük din âlimlerinin Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i Nebeviyye'ye dayanarak vazettikleri karar. İLE -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı ) - İCTİHAD ile İSTİDLÂL - NAHİV ve FIKIH USULÜ ve TEFSİR USULÜ - FIKIH ile USUL-İ FIKIH ( -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı İLE * Deliller/Kaynaklar - Naklî(-Kitap, -Sünnet) - Aklî(-Kıyas, -İstihsan, -Mesalih-i Mürsele, -İstishab, -Örf, -Sedd-i Zerayi) - Mülhak Olanlar * Hükümler * İstinbat(hüküm elde etmek üzerine uğraş) * İctihad - FIKIH ile TARİHÎ BİLGİ ( Olması/Olmaması Gereken İLE "Ne olmuş" olduğu ) - FAKİH ile MÜCTEHİD - FAKİH ile İLMİHAL BİLEN/HOCA - HOCA ile EFENDİ - POST ile TAHT - MEYDAN = TEVHİDHÂNE - POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU - HADİS ile HADÎS-İ KUTSÎ ( Kıyamete kadar tazeliğini kaybetmeyen haber, söz; Hz. Muhammed'in sözü(Bu sözlerin ilmi, anlamı Hak'dan, lafzı Resûllullâh'a muzaffer.) İLE Ma'nâ Allah'ın, söz Hz. Muhammed'in. ) - HADÎS-İ KUTSÎ ile/ve HADÎS-İ MÜRSEL ( Ma'nâ Allah'ın, söz Hz. Muhammed'in. İLE Hz. Muhammed'den duyulduğu söylenilen söz. ) - HADÎS-İ MÜRSEL ile/ve HADÎS-İ SAHİH ( Hz. Muhammed'den duyulduğu söylenilen söz. İLE Râvîsi sağlam olan hadisler. ) - HADÎS-İ SAHİH ile/ve HADÎS-İ MEVZÛ ( Râvîsi sağlam olan hadisler. İLE Hz. Muhammed'e isnad olunan söz. ) -@ SAHİH ile SAKÎM - HADİS ile/ve HADÎS-KEŞFEN ( Kıyamete kadar tazeliğini kaybetmeyen haber, söz; Hz. Muhammed'in sözü(Bu sözlerin ilmi, anlamı Hak'dan, lafzı Resûllullâh'a muzaffer.) İLE İnsana gerek yakazada ve gerek menâmda vahiy veya işitme suretiyle, Hz. Muhammed'den gelen söz, haber. ) - EN BİLİNEN HADİS KİTAPLARI(KÜTÜB-İ SİTTE) * Buhârî * Müslim * Ebû Dâvud * Tirmizî * Neseî * İbn-i Mâce - ALELÂDE ile FEVKALÂDE ile HARİKULÂDE ( Bayağı, sıradan; olağan, görülegelen. İLE Olağanüstü; güzel, duyulmadık, görülmedik. İLE Olağandışı, eşi görülmemiş; çok güzel, eşsiz. ) - KÂL ile/ve HAL - HUY ile/ve HAL ( Hay âlemine, huy âleminden geçilir. ) - ŞERİATI TAMAMLAMAK/TAMAMLAYAN ile/ve AHLÂKI TAMAMLAMAK/TAMAMLAYAN -@@ AHLÂKSIZLIK ile/ve TANIMAMAK ( Nuh diyor, peygamber demiyor. ) @( AHLÂK-I ZEMÎME: KÖTÜ AHLÂK ) - HAKÎM ile HÂKİM ile HAKEM ile HEKİM ( Hikmet sahibi. İLE Hüküm veren, yargıç. İLE Karar veren. İLE Tabip, tıp doktoru. ) - EZAN ile SALÂ ( Ezan, günde beş vakit olarak kılınan namaza davet içindir. Sabah ezanı Sabâ Dilkeşhâverân, öğle ve ikindi namazı Hicaz, akşam namazı Rast, yatsı namazı ise Neva, Beyâti, Rast veya Hicaz makamlarındna biriyle okunur. ) - SABAH-İHLÂS ve İKİNDİ-SELÂT Ü SELÂM ve AKŞAM-İSTİĞFAR - OZAN ile/ve EZAN - İHLÂS ile/ve SAMİMİYET - İHLÂS ile/ve MUHLÂS ( ... İLE/VE Allah'ın rızası ile. ) ( İHLÂS: Melek bilmez ki yazsın, şeytan bilmez ki bozsun. ) - DUHÂ ile/ve EZAN - HALK ŞAİRİ ile HAKK ŞAİRİ - ŞAİR-SÛFÎ ile/ve SÛFÎ-ŞAİR - ŞAİR ile/ve DERVİŞ - HAKK'TAN "SIKILMAK" ile HALK'TAN SIKILMAK - HACC ile/ve UMRE - KERVAN ile/ve AĞIR KERVAN ( ... İLE/VE Hacca giden kervan. ) - HÛDÂHUB ile/ve YEK BİR ALLAH YEK ( Kervanların nöbet/nevbet tutarken etrafa [dosta/düşmana] seslendirdikleri sözler. ) - ÂZÂDE ile HÜRRİYET - AZÎMET ile RUHSAT - NÂR ile NUR - GEÇİCİ NUR ile/ve SOYUT NUR ile/ve NURLAR NURU - NUR ile/ve KUDRET - KESRET ile/ve VAHDET ( Senlik benlik zuhur edince, ahlâk meydana çıkar. Kesreti vahdet yaptın mı, ne din, ne millet, ne birşey... ) ( Sevgi, kesretin, ikiliğin bittiği yerdir. ) - CELVET ile HALVET - HALVET ile/ve İTİKÂF - KUVVET ile/ve KUDRET - KUVVET ile GÜÇ - KUDRET ile GÜÇ - KUDRET ile/ve SÜNNET - KUDRET ile/ve EDEB - MÜCADELE ile MÜCAHEDE - MÂSUM ile MAHFUZ - ZELLE ile ZULÜM - ZULÜM ile EZİYET - EZİYET(CEVR) ile ISTIRAP - EZİYET değil RAHMET - BÂTIL ile ZULÜM ( Kendisi dışında haklılık kabul etmeyen. İLE Sonuçları. ) - FASİD ile BÂTIL - KAVGA ile ZULÜM - GAZAP ile GADAP ( Gadap kibirden beslenir, kibirin kökü şirktir. ) ( İkisi de aynıdır. Z'nin D olarak okunmasından dolayı fark varmış gibi algılanır. ) - GAZAP ile TEHEVVÜR - CELÂL ile GADAP - KAHR ile GADAP - RÂZI OLUNAN ÖFKE ile RÂZI OLUNMAYAN ÖFKE ( Bizi mahkum eden şey, huylarımız, ahlâkımızdır. ) -@ ÖFKE/GADAP ile CELÂLLENME ( Hiçbir şeyi gözü görmeyecek şekilde kızmak. İLE Haksızlığa karşı haklı olarak gösterilen tepki. ) - HAKK ve SABIR - SABIR ile/ve SEBÂT ( Allah'ın adlarının sonuncusudur. ) - SEBAT ile/ve AZİM - SABIR ile/ve TEVEKKÜL - SABIR ile/ve KANAAT ile/ve MÜRÜVVET ( Tamamıyla nefs mertebesinden geçmeyen mürüvvet sahibi olamaz. ) - SABIR ile/ve TÂKAT - SABIR ile/ve KENDİNİ TUTMAK - SABIR ile/ve SIĞINMA - SABIR ETMEK ile/ve ZABT ETMEK - SABIR ile İSYAN ETMEMEK - SABIR ile ...'A KATLANMAK - SABIR ile/ve AZMAMAK - BELÂ'YA SABIR ile/ve/değil/yerine NİMET'LERE SABIR ( Anlamadığımız herşey başımıza belâ. ) - SABIR ile/ve/değil/yerine BELÂ GELMEDEN ÖNCEKİ SABIR - SABIR ile SABR-I ANİLLAH - KÂMİL'İN SABRI ile ÂRİF'İN SABRI ile AVAM'IN SABRI - ŞEHÂDET ile/ve ŞEFAAT - TEVÂZÛ ile/ve HİKMET - TEVAZÛ ile/ve/değil/yerine MAHVİYET ( Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulunduğu, anımsandığı alçakgönüllülük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Önceki alçakgönüllüklerin bellekte bulundurulmadığı, unutulduğu alçakgönüllülük. ) - TEVÂZÛ ile TENEZZÜL ( Küçük gibi görülen tenezzül makamı, saltanat makamından daha yüksektir. ) - TEVÂZÛ ile/değil TEFÂHÜR(< FAHR) - TEVAZÛ ile SAFÂ'[Ar.] ( ... İLE Saflık, berraklık. | İnsanın kendisine ve başkasına iltifat etmediği hali. ) ( ... İLE Bazı kabullerde, ilim ve iltifat tecellinin tertemiz olmasına engeldir. Telvin[<LEVN ar.(renk verme, boyama)] bu ilim ve iltifattır. ) - TEDENNÎ ile TENEZZÜL - TENEZZÜL ve KERÂMET - ZİLLET ile TENEZZÜL - MERHAMET ile/ve SABIR - MUHÂFAZA ile/ve/için MERHAMET - MUHÂFAZA ile/ve/için SEVGİ - DUA ile/ve NİYAZ ( İsteyeceksin, sürekli niyaz edeceksin! ) - NAZ ile/ve NİYAZ (EHLİ OLMAK) - DUA ile/ve İSTEK - DUA ile/ve ARZU - DUA ile/ve DİLEMEK - MÜNÂCÂT ile/ve DUA - DUA ile/ve DUHÂ ( ... İLE/VE Güneşin ve parlaklığının en yüksek olduğu an. ) - TESE'ÜL ile SUAL/İSTEK - İSTEK ile/ve GAYRET - GAYRET ile/ve TAHSİL ( Kişiden. İLE/VE Allah'tan. ) - SUAL ETMEK ile SORU TEVCİH ETMEK - ÜMİT ile/ve DUA ( Ümidimizi kesmeyiz, kesemeyiz! ) - FER[Fars.] ile FER'[Ar.](çoğ. FÜRÛ, FÜRÛAT) ( Parlaklık, aydınlık. | Zînet, süs, bezek. | Kuvvet, nüfuz, iktidar. İLE Dal, budak. | Tomurcuk. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemi olan şey. | Şûbe. ) - SÜKÛNET ile/ve SÜKÛT ( Durum. İLE/VE Tutum. ) ( Sükût Allah'ın ihsanıdır. ) ( Sükût kazanç mahallidir, konuşma ise sarf mahalli. ) - SÜKÛT ile UZLET - SEKÎNET ile/ve SÜKÛNET(SAMA[Sansk.]) ( Gönül Huzuru/Sessizliği. İLE/VE Zihin Huzuru/Sessizliği. ) - DİZ ÇÖKMEK ile BAĞDAŞ KURMAK - BAĞDAŞ KURMAK ile LOTUS OTURUŞU - SIRLAMAK ile NİHÂYETE ERDİRMEK - EDEB ile/ve ÂDAB ( Elif, Dal, Be. Edebli olmak, eline, diline, beline sahip olmak anlamını taşır. İLE/VE Edeb'in çoğulu. ) ( Âdap eksikliği, öze dair bilginin eksikliğindendir. ) ( EDEB YÂ HÛ) - EDEB ve/=/<> TEVHİD -@ EDEB ve/=/<> İRFAN - EDEB ve ADÂLET ( Yerli-yerince hareket etmek. VE Yerli-yerinde olmak. ) - EDEB ile/ve EMNİYET - EDEB ile/ve KORKU - EDEB ile/ve ERKÂN ( Muktezâ-yı hal üzere söylemek ve eylemek. İLE/VE ... ) - EDEB ve EDEBİYAT ( Söylemesini bilmeyen eylemesini bilemez. ) - EMİR ile/ve EDEB ( Emir edebten üstündür. ) - NEZÂKET ile/ve EDEB - MELÂMET ile KALENDERÎLİK ( Yetro ekolü. İLE ... ) - MELÂMET ile MEL'ANET[Ar. < LÂ'N] - TEBLİĞ ile/ve EMİR - AMİR ile/ve MEMUR - DERECE ile/ve DEREKE - AZİZ ile YÜCE - "İBLİS" ile/ve "ŞEYTAN" ( Hz. Âdem'den önce. İLE/VE Hz. Âdem'den sonra. ) - MELEK ile ŞEYTAN(İBLİS[Ar.]/HANNÂN) ( Gökten inen/gelen. [Akadca'dan] İLE ... ) ( Semavi dinlerin içinde yer alan Melek sözcüğü, Amoriler'de Milkom ve Sur Kenti'nin tanrısı olarak Melk-Kart(Kentin Kralı), Süryaniler'de ve İbraniler'de Molek ya da Moleke, Araplar'da Melek'tir. ) ( [Ar.] MELEK ile AZÂZİL[Şeytanın melekler arasında yaşadığı ve henüz Hz. Âdem'e secde etme emrini alıp da isyan etmediği zamanki adı.] ) ( [Fars.] FİRİŞTE/FERİŞTE(H) ile ... ) - BAŞ MELEK ile/ve CEBRAİL ( ... İLE/VE Meleklerin birliği. ) ( ... İLE/VE Cebrail, anlayış ve ilimdir. ) -@@ CEBRAİL ile/ve MİKAİL ile/ve İSRAFİL ile/ve AZRAİL ( Cebrailin görevi haber vermektir, yani ağız. İLE/VE Mikail'in görevi, Doğu'dan Batı'ya tüm sesleri işitmekmiş, Kulak. İLE/VE İsrafil'in öttürdüğü surlardan biri, insanları öldürecek, öbürüyse diriltecekmiş, değil mi? Burnumuzdan aldığımız solukla biz de diriliyoruz, kanımızdaki canlılar da. Kapa bakalım birisinin burnunu, ölüyor mu, ölmüyor mu? Burun da, her soluk alış-verişte iki sur öttürüyor. İLE/VE Azrail gözdür. İnsan ölürken, önce gözleri solar. ) @( ... İLE/VE Sevgi. | Cazibe. | Vahdetin gölgesi. İLE/VE ... İLE/VE ... ) @( NOUS ile/ve ... ile/ve ... ile/ve ... ) ( KERRÛBİYYÛN: Dört büyük melek. ) - ARZÎ(/FERŞÎ) MELEK(E) ile SEMÂVÎ(/ULVÎ) MELEK(E) ( Bedensel güç. İLE Zihinsel güç. ) - İNSAN ile/ve MELEK ( İbâdet eder. İLE/VE İtaat eder. ) - TERBİYE ile TELBİYE - ALIŞKANLIK/ÂDET ile GEREKLİLİK - ÂDET ile İBÂDET ( Fark, Niyet ve İdrak'te. ) ( İhanetle ibâdet birarada olmaz. ) - İBÂDET ile/ve HÜRMET -@@ İBÂDET ve CÖMERTLİK ( İBÂDETLE, BULANLAR BULDU HAKK'I İBÂDETSİZ, KİMİN VAR HAKK'TA HAK'I ) - İNSANIN İBÂDETİ ile/ve ÖTEKİ TÜM VAROLANLARIN İBÂDETİ ( Bilmek. İLE/VE İşlevsellikleri. ) ( İnsanın ibâdeti ârif olmaktır. ) - HÜRMET ve HADD - MUHABBET VE SAYGILI OLMAMAK/HÜRMETSİZLİK ile/yerine MUHABBET VE SAYGI/HÜRMET ( Önceki halden daha kötü duruma getirir. İLE/YERİNE Muhabbetsiz saygı bir yere ulaştırmaz fakat kişiyi bozmaz. ) - HÜRMET ETMEK ile/ve HİZMET ETMEK - HİZMET ve HİKMET - HİZMET ve EDEB -@ ZARARSIZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> HİZMET ETMEK -@@ ŞUUR ile/ve HÜRMET ( Kur'an'î akıl ile furkanî aklın birliği. İLE/VE ... ) - İBÂDET ile/ve RIZA - RIZA ve ZİYÂDELİK - İBÂDET ile/ve TAPINMA - 3 ŞEY TATİL EDİLMEZ: * AKIL * İLİM * İBÂDET - HAD ile HADD ( Sınır. İLE Küllî varlığın müşâhedesine erdiren bir yol. ) - HAD ile/ve TERK - HADDİNİ BİLMEK ile/ve HAKKINI BİLMEK - BEREKET ile/ve NİSAN BEREKETİ - BEREKET ile/ve RAHMET - BEREKET ile/ve HAYIR - BEREKET ile/ve SIR - RAHMET ve DESTEK - HELÂL ile/ve HARAM ( Helâl damlar, haram akar. ) - HELÂL ile/ve HELÂL - HELÂL ile TAYYİP - HELÂL ve/= RIZÂ - HELÂL ile CAİZ - HARAM ile MEKRUH - HARAM ile HARAM - HARAM ve HADD ( Haram nedir? Kendi nefsine revâ görmediğini başkasına yapmaktır. ) ( Bir kiloluk demirden havayı çekseler, bir tondan ağır gelir. ) - HARAM ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH - MEKRUH ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH - HARAM Lİ AYNİHÎ ile/ve HARAM Lİ GAYRIHÎ - HÂR ile GÜLİZAR - PAHA ile BAHA - KISAS ile DİYET - BASİT ile/ve/değil/yerine ÖZET - ATEŞ ile/ve TOPRAK ( ... ile/ve Hazinet-ül esma. ) - ATEŞ ile/değil ÂTAŞ[Ar.] ( ... İLE/DEĞİL Susuzluk. ) - KORKU ile HAVF ile İTTİKÂ ( ... İLE Sevdiğini gücendirme korkusu. İLE Sakınma, Allah'dan korkma. ) - KORKU ile/ve ÇEKİNME ( Korkunun bir bölümü, Allah'ın mahluklarına bir zarar düşünmediğimiz zaman gider. ) - KORKU(HAVF) ile HAŞYET(ALLAH'TAN KORKMA) ile HEYBET ( Korku peşimizi bırakmaz. Tüm çalışıp çabalamamız, ölüm korkusundan. Halbuki, korku gitmeyince Allah dostu olamayız. ) ( Korkunun bir bölümü, Allah'ın "Rezzâk-ı Âlem" olduğunu anlayınca gider. ) ( İhanet bitsin, kanundan da, hemcinsinden de, Allah'tan da korkmazsın. ) - KORKU ile/ve İMAN - HAVF ile/ve HAŞYET ( Bilmediğinden korkmak. İLE/VE Bildiğinden korkmak. ) ( Gayb olan Allah'tan "korkmak". İLE/VE Hâzır olan Allah'tan "korkmak". ) - HAVF ile/ve/|| ÜMİT - HAVF: AVAM'IN ile HAVAS'IN ile AHAS'IN ( Yaptığı hatalardan alacağı cezayı düşünmekten. İLE Makamından inmek, hakka yakınlık makamından uzaklaşma korkusu. İLE Nefsin edebinin yüksekliğinden. ) ( Vuslat yoktur. İLE Vuslat vardır. ) - MÜNÂDÎ ile DELLÂL - ZULMÂNÎ PERDELER ile NÛRÂNÎ PERDELER('İ) - ZENB - YANLIŞ(HATÂ) - ZENB - SEİYYE - YAKIN ile YAKÎN ( Yakın: mesafeyle ilgilidir(Uzakta olmayan) İLE Yakîn: Kesinlik, Eminlik. ) - İLM'EL YAKÎN ile AYN'EL YAKÎN ile HAKK'EL YAKÎN ( Okuyarak/duyarak eminlik. İLE Görerek eminlik. İLE Hakk'la, bizzat yaşayarak eminlik. ) - MURÂKEBE ile/ve MUKÂREBE ( Kontrol. İLE/VE (O) Kontrol sayesinde Allah'a yaklaşmak. ) ( Biri öbüründen önce ya da ayrı değildir. Birlikte, beraberdir. ) ( Allah'a yakın olanlar sürekli kontrol halindedir. Sürekli kontrol halinde olanlar da Allah'a yakın olanlardır. ) - "GARİBİM" ile/değil KARÎBİM - FİKR-İ ÂNÎ ile SÜRAT-İ İNTİKAL ( Tefekkür. İLE İlham. [Gayret+Yetenek] ) - DÜŞÜNCE ile/ve İNANÇ - İNANÇ ile/ve İMÂN - İMÂN ile/ve DİN ( Din mülkle, mülk orduyla, ordu malla, mal ülkenin imarıyla, ülkenin imarı, yönetilenlere adâletle sağlanır. ) ( Din: Fıtratını bozmamak üzere konulmuş düzen. ) - İSLÂM ile/ve İMÂN -@ İSLÂM ile HRİSTİYANLAŞTIRILMIŞ İSLÂM - MECCAL ile İMÂN - İMÂN ile/ve HAYÂ - HAYÂ ile/ve VERA' ( ... İLE/VE Haramdan kaçınma. ) - İMÂN ile/ve YAKÎN ( Duyarak eminlik. İLE/VE Görerek eminlik. ) ( 4 parmak. [Göz ile kulak arasındaki.] ) - MUVAFFAK ile/ve YAKÎN - MUVAFFAKİYET ile/ve MUZAFFER - KABUL ve TAHSİN - DİNDE YER ALAN ile/değil DİNDE DE YERALAN - DİN ile TEK TANRILI DİN - VAHİY DİNLERİ ile/ve EVRENSEL DİNLER - DİN ile/ve HAYAT - DİN ile GELENEK - DİN ile SİYASET - DİN ile/ve ŞERİAT - DİN ile/ve KÜLTÜR - DİN ile/ve KÜLTÜREL DEĞER(LER) - DİN ile/ve KURUMSAL DİN - KURUMSAL DİN ile/ve BİREYSEL DİN - DİN ile/ve DİNİN İLKELEŞMESİ - DİN ile/ve TERCİH (ETMEK) - DİNE SAHİP OLMAK değil/yerine DİNİ/Nİ İZLEMEK - TİYATRO ile/ve DİN - KİN yerine DİN ( Kin ile Din aynı kalpte olmaz! ) - 5. DİN 4. AHLÂK 3. SAN'AT 2. FELSEFE 1. İLİM ( Piramid şeklinde düşünerek! ) - KÜLTÜR ile/ve TERBİYE - ŞERİAT ile/ve HİKMET-İ TEŞRÎ - ŞERİAT ile/ve DEMİR - DEMİR ile/ve ATEŞ - İTİKAT ile İNANÇ - İTİMAT ve İTİKAT - İNANÇ ile TAKVA - TAKVÂ[Ar. < VİKAYE] ile VERA'[Ar.] ( Dinin yasak ettiği şeylerden kaçınma. Günahlara direnç kazanmak. İLE Haramdan kaçınma. ) - TAVAF ile VEDÂ TAVÂFI - TÂDÂT ETMEK ile BENİMSEMEK - HAZAR(GÜVENLİK) ile HAZER(SAKINMA) - HAZAR ETMEK ile ÇEKİNMEK - GÜVENİLMEZLER: KIŞ GÜNEŞİNE ile/ve SULTANLARIN GÜLMESİNE ile/ve BAZI HANIMLARIN ZÂHİDLİĞİNE ( ŞEMS-İ ŞİTÂ ile/ve DAHK-I HÜMÂ ile/ve ZÜHD Ü NÎSÂ ) -@@ İMANDA EKSİKLİK ile İNTİKAL VE İRFANDA EKSİKLİK @( İddiamız yok, eksiğimiz çok! ) - KİRLENME ile KARARMA - KASÂVET ile/ve AZAP - HUZUR ve AZAP ( Huzur, el-pençe divân durmak değil, azaptır. ) - ZÂT ile/ve HUZUR ( Simge, zâtı/sizi gösterir/işaret eder. ) - MÜSPET ile MENFÎ ( Olumlu. İLE Olumsuz. ) - İLLET ile MALÛL ( Sebep. İLE Sonuç. ) - KERÂMET ile MÂRİFET - EŞREFİYYET ile/ve EFTÂLİYYET - MUCİZE ile KERÂMET ile MAÛNET(Allah'ın yardımı/inâyeti.) ile İSTİDRÂC ( Peygamberlerde. İLE Velilerde. İLE Mü'minlerde. İLE Kâfirlerde. ) - MUCİZE yerine KALB-İ SELÎM - KERÂMET ile/ve KERÂHET ( Kerâmetin ilk tecellisi kerâmet de, tekrarı kerâhet. ) ( Kerâmet, yapılır da terk edilirse kerâmettir, terk edilmezse kerâhettir. ) ( Maneviyat yolunda yürüyenlerin yoluna kerâmet de çıkabilir. Orayı geçerse kerâmet de, orada kalırsa kerâhet. ) ( Kerâmet görme ya da gösterme çabası bir tür küfürdür. ) ( Kerâmeti beğenip orada kalanlar küfür ehlidir. ) ( Kerameti gösterenlerin çoğunluğu, oraya saplanıp kalırlar. İnsan böyle olacaksa bu yola hiç girmesin daha iyi. ) ( Kerâmetin kime yararı var ki? Kimin kudretini kime gösteriyorsun? Kerâmet gösterenler, daha bu yolun büyüklüğünü idrak edememiş olanlardır. Kerâmet çocuk oyuncağıdır. İnsan büyüdükten sonra, çocuk oyuncağıyla uğraşır mı? ) - MUCİZE değil/yerine KALB-İ SELÎM - KAHIR ile/ve LÜTÛF - MÜKÂFÂT ile MÜCÂZÂT - MEÇHUL ile/ve MALÛM - KARÎNE ile DELİL - ÖYKÜ ile KISSA - KISSA ile MENKIBE - HABER/İHBAR ile İNŞÂ - İNŞÂ ile İCRÂ - İLHAM ile İĞVÂ - İLHAM ile VAHİY - VAHİY ile/ve "KUTSAL" METİN - İLHÂMAT ile VESVESE - VESVESE ile EVHAM - KÂNUN ile KURAL - FETVÂ ile YARGI - TENBİH ile/ve İKAZ - SEMÂ ile SEMİ -@ SEMÂ ile/ve FEZÂ - BERABERLİK ile HAŞR OLMAK - KEŞİF(/KAŞİF) ile İCAT(/MUCİT) - KEŞİF ile/ve RİYÂZÂT(UYGULAMA) ( Mistisizm (İşrâkîlik). İLE/VE Tasavvuf. ) - ŞİKÂYÂT ile/değil HİKÂYÂT ( Bizimki şikâyât değil, hikâyât. ) - FAKR ile FAHR ( Yokluk, yoksunluk. İLE Övünç. ) - ARAP ile ÂRÂP ( Irkı tanımlama. İLE "...-cı" olma(savunma, koruma, kayırma) ) - ARAPÇA ve FARSÇA ve TÜRKÇE - İRTİCA ile İRTİCÂ ( Hak ve hakîkata, doğruya, ilme, irfâna, insanlığa dönmek. Rücûdan; geri dönücülük, eskiyi istemek. Yoldan çıkmışın yola girmesi, dönmesi. İLE Umma, ümit etmek. ) - İRTİCÂ ile İLTİCA ( Hak ve hakîkata, doğruya, ilme, irfâna, insanlığa dönmek. Rücûdan; geri dönücülük, eskiyi istemek. Yoldan çıkmışın yola girmesi, dönmesi. İLE Sığınma. ) - SEVAP ile/ve GÜNAH/VEBÂL ( Hayıra uygun olan. İLE/VE ... ) ( Sevabın anlamı, anlayıp öğrenmektir. ) ( En güzel sevap, anlamaktır. ) ( Günahlarımız aklımıza yazılı, vicdanımıza kazılıdır. ) ( SA'BE: İsabet. ) ( Kişinin en kolay işlediği günah, en büyük günahıdır. ) ( Sevap sözcüğüyle, elbise anlamına gelen "Sevb" sözcüğü aynı köktendir. Sevap, "manevi elbise" demektir. ) ( Sevabın amacı, bilgi, ilim ve aşktır. ) ( Sevap, yapılan şeyin anlamını anlamak, bir işi bilerek yapmaktır. ) ( En güzel sevap, anlamaktır. ) - SEVAP ile/değil SAVAB - SEVAP ile/ve ECİR - ECR-İ AZÎM ile/ve ECR-İ KERÎM ( Düşünebileceğinin ötesinde verilen. İLE/VE Hiç düşün(e)mediğinin verilmesi. ) - SORUMLULUK ile SEVAP OLARAK (YAPMAK) - HÜSUL ile/ve KUBUH - KÜÇÜK CEDEL ile/ve BÜYÜK CEDEL -@@ GÜNAH ile KEBÂİR ( Günah. İLE Büyük Günahlar. ) @( Kişinin en kolay ve sürekli yaptığı hata/yanlış, en büyük günahıdır. ) -@ GÜNAHI İŞLEMEK ile GÜNAH SAVUNMAK - GÜNAH ile GİZLİ ŞİRK - CEHALET ile/ve ŞİRK - GÜNAH ile ZELLE ( Cüzzî irade ile. İLE Küllî irade ile. ) - SİYÂK ile SİBÂK - KÜFÜR ile ŞİRK ( Allah'ı tanımamak. İLE Allah'ın yerine (birşey/kavram) koymak. ) ( Gaflet. | Örtmek. [Kâfir: Çiftçi.] | Siyahlık, karalık. İLE Bile bile inkâr. "Ben de varım!" ) ( Küfür, bilmek, anlamak istediğimiz şeyle bizim aramızda olan perdelerdir. ) - KÜFÜR ile GİZ/SIR - ŞİRK ile ŞİRKTEN SONRAKİ GÜNAHLAR - ŞİRK ile/ve ZINDIKLIK ( Herşeyi birbirinden ayrı tutmak ve toplamamak. İLE/VE Herşeyi toplayıp birbirinden ayırmamak. ) - ŞİRK/ZINDIKLIK ile/ve/değil/yerine TEVHİD ( Herşeyi hem birbirinden ayrı, hem de birbirinin aynısı görmek. ) - YALAN ile/ve/= ŞİRK - MÜTEVAZILIK değil TEVAZÛ -@@ HASET ve KİBİR ( Haset kibirin çocuğudur. ) @( Kibirlinin/mağrurun düşmanı Allah'tır! ) - FİTNE ve KİBİR - FİTNE ile/ve CEHALET - FİTNE ile/ve TEŞVİŞ - KÜFÜR ile AÇIK AÇIK SÖYLENEMEYENLER(EUPHEMISM) - KÜFÜR ile ZULÜM - KİBİR ile KÜFÜR - KİBİRLİ EDÂ ile KÜFÜR - ÖVÜNÇ ile KÜFÜR - ÖZGÜVEN ile KİBİR ( SELF CONFIDENCE with ARROGANCE ) - KÂFİR ile GAFİL - ZEM ile KÜFRÂN - BÜHTAN ile SÛ-İ ZANN ( Zan bir kafese benzer, biz de bülbüle. O zan kafesi, bizi gül dalına kondurtmaz. ) - SÛ-İ ZANN ile BUĞZ ( Zan gitmedikçe korkudan kurtulamayız. ) ( Zan, düşmanımız, azrailimizdir. ) - SÛ-İ ZANN ile/değil/yerine HÜSN Ü ZANN ( Zan gitmeden insan âşık olamaz. ) - HİCV ile İSTİHZÂ - İSTİHZA' yerine İSTİ'FÂF(<İFFET) - NİSYAN ile GAFLET - GAFLET ile/ve UYUŞUKLUK - GAFLET ile/ve SEYYİAT - ŞİRK ile GAFLET - RİYÂ ile ŞİRK ( NAMAZDA RİYÂ OLURSA HİÇ OLURSUN YEMEKTE RİYÂ OLURSA AÇ KALIRSIN ) - RİYÂ ile UCB - TAKİYYE ile RİYÂ - RİYÂ ile NİFÂK - ŞİZOFREN/İ ile MÜNÂFIK/LIK[< NİFÂK] ( Beynin kimyasının bozukluğu. İLE Kalbin kimyasının bozukluğu. ) - ŞİRK ile ÖRTÜLÜ/GİZLİ ŞİRK - PUT ile ONGUN/TOTEM ( Gözle görünen, gözle görüldüğü kadarıyla yetinerek tapınma. İLE ... ) - MAHABBET ile ŞİRK - KAZÂ ile GAZÂ - MUSÎBET ile/değil BELÂ ( Nefsinden gelen. İLE Hakk'tan gelen. ) ( Belâ efendi arar. ) ( Musibetin nereden geldiğini bilmemek en büyük musibettir. ) - CİRİM ile CÜRÜM ( Oylum[hacim]. İLE Suç. ) - CİSİM ile CİRİM -@ KEREM ve/<> İNFAK - İKRAM ile/ve İNFÂK - İKRAM ile/ve İHSAN - İKRAM ile/ve İNAM - İKRAM ile/ve KABAHAT - GIYBET(ÇEKİŞTİRME, DEDİKODU) ile/ve ZİNÂ ( Gıybet dili yakar. ) - GIYBET: KİBİRDEN ile KİNDEN ( Şirk'e kadar bile gidebilir. İLE Kini olanın dini olmaz. ) - DEDİKODU ile SÖZ/LAF TAŞIMA - DEDİKODU ile/ve/= CEHALET - MÜ'MİN GIYBETİ ile/ve KÂFİR'İN GIYBETİ ile/ve MÜNÂFIK'IN GIYBETİ ( Yapar ve yaptığını kabul eder. İLE/VE Yapar ve yaptığını inkâr eder. İLE/VE Yapar fakat yaptığının gıybet olmadığına inandırmaya çalışır. ) - ZİNÂ ile CİMÂ' - CELÂL ile GADAP - CÂHİL ile CESUR ( Davranışlarını kontrol edemeyen. İLE Davranışının sonunu hesap edemeyen. ) - ZÂLİM ile/ve CÂHİL - ÂLİM ile/ve CÂHİL ( Allah'ın rızasına/râzı olduğu doğru hisse sahip olan. İLE/VE Allahîn rızasından/râzı olduğu doğru histen mahrum olan. ) - MÜNKİR ile/ve NEKİR (MELEKLERİ) ( İnkâr eden. İLE/VE Örtülmüş olan. ) ( Olumsuz. İLE/VE Olumlu. ) ( İnkârcı. İLE/VE İnsanı iyiliğe yönelten. ) - MÜNÂFIKLIK ile/ve FİSK-Ü FÜCÛR - VÜCÛD-U MEVHÛBE ile/ve VÜCÛD-U MÜKTESEBE ( Kişinin hiçbir katılımı olmaksızın, Allah tarafından kişiye bahşedilmiş olan kesif gövde. İLE/VE Kişinin yaşantısı boyunca kendi çabalarıyla meydana getirdiği latif bir ahiret varlığı. ) ( Dağların, taşların dayanamadığı zatî tecelliye dayanabilen tek yapı gövdedir. ) - NEFHÂ-YI RAHMAN ile/ve NEFHÂ-YI RAHÎM ( Oksijen. İLE/VE ... ) ( Bu iki nefhanın birleşmesi Bismillahirrahmanirrahim'dir. ) - ANKÂ KUŞU ile/ve KAF DAĞI - BÂTIL ile HURÂFE/SANAKA - BİD'AT ile HURÂFE - TAKVÂ ile HURÂFE - ES-SURET'UL-HÂSILA ile HUSÛL'ÜS-SURET ( Bilgi(Sonuç). İLE Bilme(Neden). ) - İLM-İ HEYET ile İLM-İ FELEK - MİLLET ile/ve ÜMMET ile/ve MEZHEB ( Bir dine bağlı/tâbi olmak. İLE/VE Bir peygambere bağlı/tâbi olmak. İLE/VE Bir imama bağlı/tâbi olmak. ) - MEŞREB ile MEZHEB - MEZHEB ile TARİKAT - DÖRT MEZHEB(MEZÂHİB-İ ERBAA) * HANEFİYYE: Hz. İmâm-ı A'zâm Ebû Hanife (r.a.) * ŞÂFİİYYE: Hz. İmâm-ı Şafiî (r.a.) * HANBELİYYE: Hz. İmâm-ı Ahmed b. Hanbelî (r.a.) * MÂLİKİYYE: Hz. İmam Muhammed Mâlikî (r.a.) - DÖRT BÜYÜK KUTUB(AKTÂB-I ERBAA) * Hz. Pîr Sultân Abdülkâdir-i Geylânî - Bağdat * Hz. Pîr Seyyid Ahmed er-Rifâî - Irak-Benû Şeybe * Hz. Pîr Seyyid Ahmet el-Bedevî - Mısır-Tanta * Hz. Pîr Seyyid İbrahim-i Düsûkî - Mısır-Düsuk - MİLLİYYÛN: EHL-İ KİTAP - KUTUB ile/ve EBRÂR[< BERR ar.] ( ... İLE/VE Hayır sahipleri, iyiler, dindarlar. | Kutub'dan sonra veliler arasında 300 ahyâr, 40 abdal, 7 ebrâr, 4 nakîb vardır. ) ( Bu dönen dünyanın üzerinde dönmeden durmak. ) - İBÂDET ile/ve TAAT ile/ve İTAAT ( [Sansk.] PUJA ile/ve ... ile/ve ... ) - İTAAT ile/ve/değil/<> DÜZEN -@ İNSİCAM ve İNTİZAM - İSTİĞFAR ve İBÂDET - İBÂDETTEN ÖNCEKİ TÖVBE/İSTİĞFAR ile İBÂDETTEN SONRAKİ TÖVBE/İSTİĞFAR - İSTİĞFAR ile/ve SEYİD'ÜL İSTİĞFAR(TÖVBENİN EFENDİSİ) -@ AF ile/ve İSTİĞFAR ( Cezası saklı olarak, ceza almama. İLE/VE Tüm yanlış/ceza kayıtlarının silinmesi. ) - PİŞMANLIK ile/ve İSTİĞFAR - PİŞMANLIK ile/ve TÖVBE ( Pişmanlık tövbedir. ) ( Tövbede niyet, pişmanlıktır. ) ( PİŞMAN < PEŞÎMÂN ) - TÖVBE ile/ve İSTİĞFAR - TÖVBE ile/ve İNÂBET ( Dışlaşmış olan pisliklerden temizlenmek. İLE/VE Bâtınî, kimsenin hissetmediği günahlardan temizlenmek. ) ( Şeriatte. İLE/VE Tarikatte. ) - NEDÂMET ile LEVM -@ ABDEST ve TERBİYE - ABDEST ile TEYEMMÜM ( İMAM-I ZEYNEL ÂBİDİN namaz kılacağım heyecanıyla abdest alırken bayılırmış. ) - GÖVDENİN/TEN'İN ABDESTİ ile/ve AKIL'IN/VİCDANIN ABDESTİ ile/ve NEFS'İN ABDESTİ ( Su ile. İLE/VE Gözyaşı ile. İLE/VE Kelâm/sohbet ile. ) - GÖVDE'NİN: ABDESTİ ile/ve KULLUĞU ( Su ile. İLE/VE İşlevi ile. ) - GÖNÜL'ÜN: ABDESTİ ile/ve KULLUĞU ( Gözyaşı ile. İLE/VE Zikir ile. ) - AKLIN: ABDESTİ ile/ve KULLUĞU ( Sohbet ile. İLE/VE Düşünce ile. ) - TEYEMMÜM ile TEYEMMÜN - GARGARA/MAZMAZA[Ar.] - SU ile DURGUN SU ( Durgun su ile abdest alınmaz. ) - SU ile/ve ZEMZEM ( ... İLE/VE Kâbe yakınında bulunan kuyunun suyu. ) ( ZEVRAK: Zemzem konulan kap. ) ( Bir gram suyun buharlaşması, 273 kalorilik ısıyı yok eder. ) -@ SU ile KULLANILMIŞ SU ( ... ile MÂYİ'-İ MÜSTA'MEL ) - KEVSER - NAMAZDA OKUNAN BESMELE ile NAMAZ DIŞINDA OKUNAN BESMELE ( Sessiz. İLE Sesli/sessiz. ) - NAMAZDAN ÖNCE ESTAĞFİRULLAH ile/ve NAMAZDAN SONRA OKUNAN - "DESTUR" ile/ve "ESTAĞFİRULLÂH" - NAMAZIN RUKÜNLERİ, USÛLÜ, ÂDÂBI(ERKÂN-I SALÂT) - NAMAZ'DA: SÜNNET ile/ve FARZ ( Camide ya da bir topluluk arasında yanyana kılınan farzların sonrasında kılınacak olan sünnetlerde dağılınır. Bunun anlamlarından ve amaçlarından biri de, birlik ve bütünlükten, biraradalıktan oluşacak ve açığa çıkacak olan bereketin(/enerjinin/titreşimlerin) her noktaya yayılması ve yayılmış olan bereketten/titreşimlerden yararlanabilmektir. ) - NAMAZ ile/ve ŞÜKÜR - NAMAZI EDÂ ETMEK ve ŞÜKRÜNÜ EDÂ ETMEK - NAMAZ ile/ve DERS ( Kazası varsa bile. İLE/VE Kazası olmaz. ) - NAMAZ ile/ve HZ. ALİ NAMAZI - NAMAZ ile/ve DÖN NAMAZI -@ NAMAZ ile İKİNDİ NAMAZI ( ... İLE Kaza kılınmaz! ) ( Güneş batarken ve tam tepedeyken de kılınmaz! ) - MUSALLÎ: Beş vakit namazını sürekli edâ eden. - DERS ile/ve MÜTÂLAA ( Camide. İLE/VE Medresede. ) - HATA ile/ve/değil SEHİV ( ... İLE/VE/DEĞİL Unutma nedeniyle yapılan hata. Akla geldiğinde telâfisi de yapılmak üzere. ) - SEHİV SECDESİ GEREKTİRENLER: ( * FARZ'IN GECİKMESİ * VACİB'İN GECİKMESİ * VACİB'İN TERKİ ) ( Secde, arzusuz, menfaatsiz, Allah rızası için sevmektir. ) -@@ SECDE/YÜKÜNÇ: KULLUK İÇİN ile/ve KULLUKTAN MAHRUM KALMAMAK İÇİN ( İlk secde. İLE/VE İkinci secde. ) ( Secde, başı yere koymak demek değildir. Asıl secde, arzusuz, menfaatsiz, Allah rızası için sevgidir. ) @( Secdede bile İsm-i Nebî hali vardır. ) - SECDE ve/<> MİRAC ( NÜZÛL/İNZAL ve/<> URÛC ) - VAKİT NAMAZI ile TATAVVÛ ( Farz. İLE Sünnet ve teravih namazları. ) - NAMAZ ile GECE NAMAZI(VİTR) - NAMAZ ile/ve DUHÂ NAMAZI - NAMAZ ile/ve İŞRAK NAMAZI ( ... İLE/VE Gün doğumundan yaklaşık 40 dakika sonra kılınan bir "nafile" namaz. ) - NAMAZ ve ORUÇ ( RÛZE ) - NAMAZI "KIL! KIL! KIL!" DEYİP "KIL ETMEK" yerine NAMAZIN ZEVKİNİ VERMEK/ANLATMAK - SABIR ile/ve NAMAZ - VAKİT ile/ve AKİT - VAKİT ile/ve NAKİT - KONUŞMA ile HUTBE - VAAZ ile/ve HUTBE - KOKU ile/ve HİS - 11 HİS HAVÂSS-I HAMSE(ZÂHİRE) * GÖRMEK * DUYMAK * KOKLAMAK * TATMAK * DOKUNMAK HAVÂSS-I BATINA * KUVVE-İ HAFIZA * KUVVE-İ MÜTEFERRİKE * KUVVE-İ MÜTEZEKKİRE * KUVVE-İ MÜTEHAYYİLE * KUVVE-İ VÂHİME * HİSS-İ MÜŞTEREKE - RÜ'YA ÇEŞİTLERİ: * ALLAH'TAN * MELEKLER VASITASIYLA * ADHAS-I ALÂM(BİLİNÇALTI VS.) - HALİL İBRAHİM SOFRASI ile ZEKERİYÂ SOFRASI - RİYÂZÂT ile/ve ORUÇ ( [Ar.] ... ile/ve SIYÂM ) ( [Fars.] ... ile/ve RÛZE ) - ORUÇ ile SAVM-I DÂVÛD - ORUÇ ile/ve NAFİLE ORUÇ ( Bozulmaz. İLE/VE Bozulabilir. ) - ORUÇ ile/ve EZBER BOZMAK - DEMLENME ile "TATLANMA" - AĞLAMAK ile/ve AĞLAYAMADIĞIN İÇİN AĞLAMAK - GÖZYAŞININ: DIŞA AKMASI ile/ve İÇE AKMASI - ÜÇ AĞLAMA ŞEKLİ/NEDENİ * KORKU - * MUHABBET - BÜKÂ'ALİLLLAH * HAYRET VE AŞK - BÜKÂ'ALLAH - ŞEKLEN AĞLAMAK/GÜLMEK ile/değil/yerine MUHABBETEN AĞLAMAK/GÜLMEK - GÖĞÜS ile/ve BAŞ - MEKKE ile/ve MEDÎNE - MEVLİD ile MİRÂCİYE -@ BERAAT ile/ve/değil BERAT - KANDİL ve MÂHYA ( ... VE Ramazan ayında birden çok minaresi olan camilerin minareleri arasına gerilen iplere kandil ya da ampullerle yazılan yazılar, resimler. ) - İLÂHİ[sansk. BHAJAN] ile ŞUUL(ŞUĞL) ( Sözleri Türkçe olan ilâhi. İLE Sözleri Arapça olan ilâhi. ) - İLÂHİ ile/ve NEFES - İLÂHİ ile/ve NUTUK ( ... İLE Konusu sınırlıdır. Bektâşilik'te görülür. ) ( ... İLE Tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek ve tarikat âdâbını öğretmek için tasavvuf ulularınca söylenen şiir. ) - İLÂHİ ile USUL-İ İLÂHİ ( ... İLE Devran öncesi okunan ilâhi. ) - DÎVÂN ŞİİRİ ile/ve HALK ŞİİRİ ile/ve TEKKE ŞİİRİ - KELÂMİ TEKKESİ - TEKKE GÜNLÜĞÜ - TEKKE ile/ve ÂS(İ)TÂNE - TEKKE ile/ve HÂNKÂH[Ar.] ( ... İLE/VE Tekkenin büyüğü. ) - MEDRESE ile/ve TEKKE - MEDRESE ve TEKKE(TAKİYE) ve ZÂVİYE ve DERGÂH ( İlim. VE Simgesel anlatım. VE Açı. VE Sohbet, insan sevgisi. ) - TEKKE ve ÇORBA ( Tekkeyi bekleyen çorbayı (da) içer! ) - BEKLEMEK ve/= TERBİYE - 3 SÜTUN ve 4. SÜTUNUN YERİ ( Hikmet, Güç, Estetik. VE Kişi. ) - MECAZ ile/ve YALAN ( İBN ÂRÂBÎ ) - MİMAR ve TERİM ve KURUM ve TEKKE/TARİKA | |